ISAURA
Söze nasıl başlayacağımı bilmiyorum. ‘Aslında’ diye başlamak istedim bir an ama paragrafa ‘aslında, ama’ gibi bağlaçlarla başlanmaz. Çok uzun zaman
Okumaya devam etburda felsefik kelimesinin doğruluğunu tartışmıyoruz
Söze nasıl başlayacağımı bilmiyorum. ‘Aslında’ diye başlamak istedim bir an ama paragrafa ‘aslında, ama’ gibi bağlaçlarla başlanmaz. Çok uzun zaman
Okumaya devam etGece kadar karanlık saçlarını , İçinin karmaşasını anlatan aklar süslerdi. Bir akşam yattı ve sabah saçları aktı… Mutsuzdu,yorgundu…
Okumaya devam etYalnızlık dolaşır damarlarımda, Hüzünle beslenirim bilmezsin. Seninlede sensizim,sensizde aynı, Kırmızı benim adım, sadece kırmızı…
Okumaya devam etMerak ediyorum gözlerin hiç aradı mı gözlerimi, Çünkü ben hep aradım gözlerini. Acaba diyorum hatırlıyor musun? Yağmurun şahitliğini,
Okumaya devam etHayal sandığım pembe düşler vardı uzağımda. Sen sandığım güzel ama sahte dünyalar etrafımda. Kaybolurken engin derinliklerinde aşkın; Sen sandığım aşk,
Okumaya devam etArtık yolunu gözlemeyişime Dalga geçercesine bakışıma Yüzüne bakıp nefretle gülüşüme Aldırma ne olur sevgilim
Okumaya devam etYumurtaların içinden birçok ufak yaratık çıkmıştı. Ben de bunlardan biriydim. Benim gibi yüzlercesi, binlercesi vardı. İlk gördüğüm şey karşımda
Okumaya devam etDün gece rüyamda acıklı bir düş gördüm. Korku doluydu, dehşet vericiydi, bir o kadar da komik.
Okumaya devam etTanrı benden çok olgun olmamı bekliyor. Hâlbuki ben küçük şımarık bir çocuk olarak kalmakta kararlıyım. Zor şeyler bana göre
Okumaya devam etBen gözlerini arıyorum gözlerin nerde? Sende kayboldum,saldın beni dertten derde… Bi eylül dedim ömrümü yok saydım,
Okumaya devam et