Home Orjinal Makaleler ve Öyküler Çarşafımla Aram İyi

Çarşafımla Aram İyi

Yayımlanma Tarihi : 30 Kasım 2008 Yazar : Tag : Orjinal Makaleler ve Öyküler

Çarşafımı öyle seviyorum ki!.. inanamamak gibi bir his var içimde!.. aramıza girmeye niyetli birileri yok!.. çıplak yattığım için doya doya dokunuyor bana çarşafım!.. devamlı değiyor tenime; her yerime!..  gözlerimin açılışında çarşaf kapanışında çarşaf ve hep çarşaf!.. yorganla aram yok; yaz günleri!.. malumunuz hava sıcak; üstüme çıkmaya çekiniyor!..
 Yaklaşık 5 aydır çarşafımla arma kimse giremedi!.. öylesine hoşnut ki çarşaf!..
 O gece yine bir girişimde bulundum, bir bara oturup uzun uzun içtim ve birinin gelip benimle konuşacağını umdum!.. boş hayal!. Hoş rastladıkları da oluyor ama ne yazık ki cüretkar kadın bulmak zor!.. birinden hoşlanan bir arkadaşım geldi aklıma şimdi!.. çok tuhaftır ki önceden çoook uzun bir prova yaptı ve ardından telefonu açıp doğru cevapları bekledi!.. ama cüretkar değildi!.. tuzak kuruyordu!.. şimdiye kadar bir anda gelip benlen yatmak istediğini ima edebilecek kadar cüretkar bir kadınla dahi karşılaşmadım!.. ama olur ya rastlarsam emin olun onu epey mutlu ederim!..
 Neyse uzun uzun içip boşa kürek çekiyordum!.. biri düşmeyince ben atağa kalktım!.. birde ne göreyim atağımın karşılığı çabuk geldi!.. yalnız oturuyordu!..
– pArdon oturabilir miyim?
– HAYIR!.
– ayakta beklerim o zaman!
– Kafana göre!.
Yarım saat kadar garsonun önünü tıkadım ve küfür yedim!.. içkileri kendim almaya başladım sonra!.. dikilmeyi bırakmadım ama!..
– gerçekten böyle dikilecek misin?
– EVET!.
– Neden?.. hayırdan anlamaz mısın?
– çarşafım!
Doğrusu pek anlamam “HAYIR” dan!.. böyle bir müziğe 2 onda 5 saattir katlanıyordum!.. çarşafımı aldatmaya niyetliydim!.. 15 dakikalık bir boşluktan sonra yine konuştuk!.. bu sefer o da ayaktaydı ve bu iğrenç müzikte dans edilebileceğini sanıyordu!.. gerçekler acı; müzik iğrenç ve ben dans etmeyi bilmem!..
– sana bir şans!
– ben şanslıyım zaten!.
– küstah
– saol!..
beni çekiştirdi!..
– ben beceremem!..
Uzanıp küçücük bir dudak değdirdi!. Sanki ben abazanım!.. (öyleyim)
– rüşvet mi?
– ön ödeme!
– Yine de beceremem!.
– Neyi becerirsin!?
– Geç gelirim ve ellerimi devamlı vücudunda gezdiririm!..
– Sen türk müsün?
– Hayır gürcüyüm
– Cüretinden belli!. Defol başımdan!..(sanki ben öptüm beni)
İşte bir atağı daha dayak yemeden atlattım!.. o gidip tek başına dans etmeye başladı(bu dansı neden ederiz anlamam! dans koymayız, dans yolmayız; ederiz!) bende dikilmeye devam ettim!.. bir his “oldu lan” diyordu!.. keza olmasa da olurdu artık!.. stresten olacak; şevkim kaçtı!..  garsondan hesabı istedim ve inanılmaz bir ücret ödedim!.. kuyruğumdaki kazığın acısı yürümeme engel olsa da çıkacaktım!.. tam kapıya ulaştım, elimde bir el hissettim; çok geçti param bitmişti!.. akamı dönüp terslemeye karar verdim ama akamı döndüğümde hiçbirşey yapamadım!..
– noldu?
– Nereye?
– Senin hesabını ödeyecek param kalmadı!..
– Boşver!. Ben öderim!..
– İyi öde!.. ben gider!..
– Nereye?
– Daha otostopu var bu işin!.. tecavüze uğraması var!.. hala ayaktayken şansını teptin ya!..
– Ne?
– Bu müziği sikiyim!..
– Başka bir yerde bir şeyler içer misin?
– Olur!.. hadi bişeyler alıp senin eve gidelim!..
– Peki!.. ama karşıya otostop çekecek param var!..
– Sende mi?
– Şaka şaka!..
Şaka anlayışına içimden uzun uzun küfür saymaktaydım ki küfrü kesip beni çekiştirdi!.. “hadi!..” iştahım kaçtı ama yine; bunu açık açık söyledim!..
– ne demek iştahım kaçtı?!..
– kaçtı işte!
– Nasıl açılır?
– Bilmiyorum!.. aylar sürüyor bazen!..
– Evde deneriz!..
– Benden fazla istiyon!..
– Evet, biraz!..
– Çok mu içtin!..
– Evet, biraz
– Sevgilinden mi ayrıldın?
– Evet, çok!..
– Neye çok?
– Sevgilimden ayrılalı çok oldu!..
– Kaç bira içtin?
– Çok!..
– Kaç?
– 20!
– Yalan!..
– Yalnızca 5 bira!..
– İyi; sızmaz, kusmazsın dimi?..
– Hayır!..
– İyi!..
Deminki küstah kadın yoktu artık!.. dışarı çıktık!.. ben daha çok içmiştim; hem sızabilir, hem kusabilir hem de ölebilirdim!.. bir taksi çevirdi; evinin yolunu tuttuk!.. hayatı boyunca içtiği ikinci içkisini içtiğini takside öğrendim!.. bir tekel bayiinde durduk; 4 şarap ve 6-8-10 çift bir sayıda bira aldık!.. eve girdiğimizde ben şarabın birini bitirmiştim!.. tuvalete koştum!..              çiş-bok-kusmuk ne varsa boşalttım!.. iştahım yanına döndüğümde hala yoktu!.. biraz daha içtim, o da içti!.. tuvalete koştu!.. ne varsa çıkardı!.. döndüğünde eğilecek halde değildi!.. kendini benim yanıma salıp bir öpücük kondurdu!.. benim iştahım yoktu!.. şarabı burnunun önünde tutup biraz daha içirdim!.. yeni kustuğu öpücüğünün buz gibi olmasından belliydi ama içiyordu hala!.. bende içiyordum!..
Biraz daha içtik; nede olsa içki yeterdi!.. sızardı birazdan; bende sızardım!.. bizim ufaklığın beni yarı yolda bıraktığı olmamıştır ama arada tekler böle ve haklı bir tarafı vardır!.. müzikle soyunma fiyaskosundan sonra kendini benim yanıma daha sert bıraktı!.. içki uzattım; aldı ve sanki şarap şişesine kızmışta kanını emiyormuş gibi asıldı!.. öylece uzana kaldı kucağıma.. ve uyudu!.. ufaklık ve bende uyuduk!.. müzik hala iğrençti!..
Sabah uyandığımda ufaklık gelen çişin etkisiyle biraz irkilmişti!.. kafasını kucağımdan yavaşça çektim!.. çadırımı da alıp mutfağa koştum!.. geceden hazırlanmış bir kap soğuk su vardı!.. ben hazırlamamışsam da hazırlayandan pek bi hoşnut bahsetmeliyim!..  doğru o ara çok içmiyordum çünkü bulamıyordum!.. geri döndüm salona!..  uyanmamıştı!.. hafifçe itekledim!.. mırıldandı;
– akşam neler oldu?..
gözleri kapalıydı!.. cevap verdim;
– hiçbir şey!..
– neden?
– Tuvalete gitmeliyim!.. gidip gelim konuşuruz!..
Tuvaletten döndüğümde sigara yakmıştı ve hala çıplaktı!..
– giyinirsin sanmıştım!.
– Rahatsız mı oluyorsun?
– Hayır!..
– Bunları kimseye anlatmazsın değil mi?
– “Kimse”yi tanımıyorum!..
– Anladım!.. haklısın!..
Yanına oturdum ve bir sigara yaktım birde bira açtım!.. çok ısınmıştı!.. hem mideyi mahveder hem de kıyak kafa yapar!.. ilk açtığımı ona uzatıp kendime bir tane daha açtım!.. bir elimi bacağının üstüne koyup iştahımın açılmasını bekledim!.. içmeye koyuldum!.. o da içti ,kökledi, bu seferde bira kutusuna kızmıştı ve kanını içiyordu!..
– sanırım çirkinim!.. dikiş tutmaz ilişkilerim bundan olsa gerek!..
– hayır!.. güzelsin!.. deyip dudağımın ucuyla yudumladım birayı!..
– bende olsam terk ederdim!..
– neden?..
– önceki sevgililerinin terk etmesi yeterli!..
– ama ne alaka ya!?.. onlarla ne alakası var
– bu bir yarış!..
– ne?
– Bir yarış!.. “eski sevgili terk ettiyse vardır bi bildiği!.. daha iyisini bulmuştur ipne!.. bende bulcam iyisini!..” yarışı!.. bu şöle olur!.. eski sevgilini anlatır anlatır ve terk etti dersin!.. mevcuttaki sevgilin bunu demin anlattığım şekilde algılar!..
– Çare?
– Bende eski sevgililerimi anlatırım!.. çaresini bilmiyorum!..
– Yani?
– Dikiş tutmam!..
Evet ufaklık moral bulmuştu!.. neyden esinlendi bilemem ama!.. biramı saça saça atladım üstüne!.. 2-3 hamlede bitirdim işimi!.. akşam geç gelir diye söz vermiştim ama; idare etsin artık!..  nefeslerim dindiğinde elbiselerime sarıldım hemen!.. gitmeye hazırlandım1..
– Nereye?
– eve!..
– neden gidiyorsun?
– Arkadaşlarım merak eder! (kimse bi yarak etmez, idarelik yalan!..)
– İyi git!.. çirkinim işte!..
Bizim ufaklık ikinci atışı geç yaptı!.. o da bir atış yaptı!.. ben yine elbiselere sarıldım; arkama bakıp “ sonra; tamam mı?.. sonra!..” dedim!.. “olur” dedi!..
Bizim ufaklık 3 attığında o da atışta bana yetişti!.. ben yine elbiselerime sarıldım ve seslendi!..
– nereye?..
– bu sefer dönmem!.. gitmem lazım!..
– tamam numaranı bırak!..
– 0535 863 97 23 (yanlıştı büyük ihtimal, kıçımdan sıktım numarayı diye hatırlıyorum!..)
– seni ararım!..
bizim ufaklık 4 üncüyü attığında o bana takmıştı!..
– gidicem diyorum!..
– tamam!.. ararım seni!..
kapıdan çıktım ve koşarak uzaklaştım!.. beni aramadı ama söylediğim gibi kıçımdan sıktım büyük ihtimal numarayı!.. bu olaydan sonra ufaklıkta istikrar tekti!. Ya tama dedi yada yok olmaz!..
umarım ilişkilerinden birinde karar kılmıştır ve iyi gidiyordur!..
böyle olsa gerek
Kimse ulaşamadı hatta o en başarılarımız bile kendini yere bıraktı!..  uzağa diz üstü baka kaldılar!.. herkes bir çaresizlik içinde yere yığıldı!.. ne koşacak ne yürüyecek ne de kurnazlık yapacak haldeydik!..
Biri bizi öylesine yormuştu ki hiç birimiz varmamıştık yolun sonuna!.. parmaklarımı kenetleyip alnımı onlara dayadım! Gözlerim sulu! yavaşça yere uzandım ve sırtım ıslanırken bulutları izleyecek gücüm bile kalmamıştı!.. benim kim olduğumu hatırlayamadım bir an!..

 
 Share on Facebook Share on Twitter Share on Reddit Share on LinkedIn
Yorum Yok  comments 
© Felsefik.Com * Her Bi Halktı Saklı *
credit