- 4 gündür kapının önündeyim Şarabından bir iki yudum alıp devam etti – Evet tam dört gündür bakkaldan daha uzağa gitmedim, içerde olduğunu ve aç olduğunu biliyorum. Nenden polis çağırmıyorsun veya bağırıp çağırmıyorsun onu bilmiyorum.
3 Ordu
Halkları da kendileri kadar fakir üç orduydular. Yüzyıllardı kralları başlarında savaşırdılar. Krallar dahil, herkes harap bitap haldeydi. Yüzyıllardır süren savaşın kimseye bir getirisi yoktu, götürüsü çoktu. Oğullarını, kocalarını, kardeşlerini orduya göndermiş kadınlar savaşa bir nokta koyamıyordu ve krallar en fazla 3 veya 4 yıl iktidar sürdürüyordu. En çok iktidarda kalan Kral Bok hiçbir savaşın başında
(More)…
Kum Tanesi
Elimde kalan son kum tanesine kadar zamanı vardı! Kendini yırtarcasına koştu, koşuşu şiirle bile anlatılamazdı; öyle bir hızı insansı kelimelere sığdıramazlar!.. Sözümü tuttum, son kum tanesine kadar bekledim!.. Rüzgar avucumdan çıkan kumları tane tane dağıtıyordu!.. Adımlarını ayıklayamıyordum artık!.. Kumların sonuncusu elimden sıyrılıp gittiğinde elimi belime uzattım; kumların kuruttuğu elim silahı çok iyi kavradı. O gece
(More)…
Hür Hayvanat Bahçesi 2
Dünya üzerinde yaşayan son insan olmak ağır geliyordu artık!.. Sıkıcıydı yalnızlık!.. Ağaçlar, çiçekler, akarsu ve geri kalan hiçbir şey fayda etmiyordu!.. Yer değiştirme fayda etmiyordu!.. Akşamları soyulacağım diye korkup kapıyı camı kilitlemesine gerek yoktu; kapatmasına bile gerek yoktu!..
Yığılca, Alabalık ve Kız Çocuk
Biraz su istiyordu canım!.. Bulamadım elbet!.. Yanımdan akan dereye eğilip falanda içemiyordum!.. Yukarda bir köy varsa su kirli demekti!.. tiksinmiştim bir kere; varlık içinde yokluk!.. Üstümde beyaz bir pantolon ve gıri bir t-shirtle balık tutma fikrinin gayet abes kaçtığının farkındaydım!.. Saçlarımın uzunluğu da
Zehirli Sarmaşık
Evinin önünden çıkıncaya kadar güzeldi. Kapıyı terk edip 2-3 adım attığında çirkin bir surat, şişkin bir vücut haline geliyordu. İnsanlar ona baktığında tiksinirlerdi. Akşam olup evine döndüğünde insanların kendini ilgilendirmediğini tekrar tekrar söylerdi kendine; “hepsi kendilerine aşık ipneler topluluğu!..”
Çarşafımla Aram İyi
Çarşafımı öyle seviyorum ki!.. inanamamak gibi bir his var içimde!.. aramıza girmeye niyetli birileri yok!.. çıplak yattığım için doya doya dokunuyor bana çarşafım!.. devamlı değiyor tenime; her yerime!.. gözlerimin açılışında çarşaf kapanışında çarşaf ve hep çarşaf!.. yorganla aram yok; yaz günleri!.. malumunuz hava sıcak; üstüme çıkmaya çekiniyor!..
Işıklara Sitem
Sahte yıldızlar sönün Ve gölgeyi uzatan lambalar!.. Sönün göremiyorum gökyüzünü Ne karanlığını Ne de milyarlarca yıllık yıldızları!.. Sönün hissedemiyorum alkolün ağırlığını
Kurbağa
Her sabah beraber kalkar temizlik yapardık. Uyuşuk uyuşuk hareket eder iki zıplar otururdu!.. gözlerinin pörtlekliğiyle dalga geçerdik. Beni dahi yıldırdı hareketleri. Yorgun miskindi…vantuzlarıyla cama yapışırdı.
Dostum Olma
Bunalımın her köşeyi sardığını hissettiğinde boş hayallere iyice sarılır insan!.. öyle ki gözleri kararır, kulakları duymaz olur!.. ama hikaye bu degil!.. Birinci perde:





