3 evre

Yayımlanma Tarihi : 23 Haziran 2008 Yazar : Tag : Orjinal Makaleler ve Öyküler

Morga kadar

Barda içtiğim onca biradan sonra her yere işemeyi hak etmiş gibi bir kasıntıyla sokağa çıktım. Aslında yalpaladığımın ve salak saçma güldüğümün farkındaydım ancak umursamıyordum. İlk bulduğum köşeye işemek için hızlandım!.. İşemeye para vermek gibi bir niyetim yoktu, her yere işeme hakkımı da Mc donalds ya da Pizza hut’ın önünde kullanacaktım; müşteri memnuniyeti için!..  Ağaçlık bir parka girip bulduğum ilk kuytuda şarıl şarıl işedim. İşim bitip dönüp giderken bir homurtu sesi geldi kulağıma; dönüp işediğim yere baktım. Sevişen bir çiftin üstüne işemişim!.. Ne fantezi ama?! “insanlar aklını kaçırdı bile!” deyip yoluma devam ettim!.. Çocukları olduğunda adam kadına soracak; “benden mi yoksa üstümüze işeyen heriftenmi?”

Yolda ayık yürüyorsam arkamı kollarım ama sarhoşken önümü bile kollamam!.. sağa sola çarptığımı hatırlıyorum; bomboş kaldırımda bunu başarmak yetenek ve yaklaşık 10 – 12 bira ister!. Yolumun devamını nasıl tamamlayacağımı bilmez halde oturduğumu da hatırlıyorum; ama buraya nasıl geldiğimi hatırlamıyorum!..

Aslında insanlar öldüğünde beyinleri ve sinir sistemi de ölmüştür ama benim şuan yaşadıklarım buna pek uymuyor. Gözlerim görmüyor, kulaklarım duymuyor ve dilim tat almıyor ama kalbim atarken yaşamam gereken acı hissetme ve düşünme işlevlerim yerinde duruyor; kalbim dahil felç oldum!.. Beni yüz üstü çevirdi ve pantolonumu sıyırdı ve bana tecavüz etti; bunları hissetmiş olmak yetmezmiş gibi birde bu işlem sırasında canımı yakamadı!.. Siki küçücüktü!.. Hayal kırıklığı yaşıyordum, ölü sevicilerin iri pipileri olduğunu düşünürdüm; öyle ki yaşayan hiçbir canlı kadın o pipiyi içine almak istememeliydi!.. Saatlerdir kısa kısa postalarla bana kayan bu herifinki gayet küçüktü..! Şansına da küsmeliydi; biraz kilolu olsam göğüslerim olabilirdi!.. Hoş halinden memnun olmalıydı ki defalarca yapabiliyordu!.. 5 ila 6 saat arası bana bilahare işledikten sonra beni yüz üstü çevirdi üstüme işemeye başladı!.. Üstüne işediğim adamdı sanırım ve şöyle diyordu büyük ihtimal; ” Ulan tam bulmuşum cillop gibi bir ceset işliyorum sen gel üstüme işe!.. Nasıl oluyormuş ha?!”

Neyse ki seans bitmişti, koku almıyordum ve görmüyordum; bu durumun pek anlamı yoktu yani!.. Donumun inik olduğunu görenleri de görmüyordum!.. Tatta almıyordum!.. ağzıma sıçmış olsa bile bir şey değişmezdi!..

Doğrusu öldüğünüzde başınıza gelecekler hakkında çok fazla teori var ama benim bu yaşadığım onlarında hiçbirine uymuyordu!.. Ne hissizdim ne bedenimin dışında ne de canlı, yeniden doğmadığım da kesin!..

Öldürülüp bir kuytuya atıldığınızda size ilk ulaşan şeylerden biri sokak hayvanları oluyor ve onlardan biri işeme aracımı kıtırdata kıtırdata yerken ben normalde bağırıp çağırmalıydım; hem korkudan hem acıdan hem de onsuz ne yapacağımı bilememezlikten!.. Ağzında işeme aracımı geveleyen it diğer yerlerimden de biraz nasiplendikten sonra çekip gitti anlaşılan ki acıların çeşidi değişti ve oranı azaldı ama şuan acı hissetmemek daha iyi olurdu!.. beynin ağlamasının nasıl bir his olduğunu anlamak güç oldu. Eğer gözleriniz ağlıyorsa acı çektiğiniz sanmayın ve beyninizin ağlamasını herhangi bir baş ağrısıyla da kıyaslamayın; resmen beyin kıvrımlarımın arasından su sızdı!.. Damarlarımı sıyırmak için verdiği uğraşı hiç unutmayacağım!? Ne diyorum ben? Bu durum ne kadar uzayabilir?.. Beynim çürüdüğünde yada kurtçuklar tarafından yendiğinde bitmeliyi. Sonuç olarak birlikte durmaları bir enerji oluşturuyor olmalıydı!. Köpeğin yediği parçaları da hissetmiyorum artık; midesinde değildim, doğayla da bütünleştiğim falan yok!..

5 nci gün; kendime yaklaşanları zehirleyecek kadar çok kokuyor olmalıyım. Gözlerim sinekler tarafından yuva yapılmaya uygun bulunmuştu!.. Bu işin dönüşü varsa gözsüz olacaktı!.. Doğrusu farelere alınmıyordum; parmaklarımı yiyorlar yada karnıma dalıyorlar ama köpekler hala ciddi acılar veriyor!.. çürüdükçe kurtuldum şerefsizlerden!.. Artık pek popüler sayılmam!.. Sinek kurtlarının karnımda ki coşkuları epey gıdıklıyor!..

Ölü bedenime inceden inceye işleyen herifi affettim; ama pipimi yiyen o köpeğe olan kinim öldükten sonra bile sürecek!.. Bu öldüğünü unutarak düşünme meselesi epey anlamsız ama olur olmaz gelişiyor. Şu beynin çalışması durumuna gelince sanırım yaşarken yeterince kullanmadığım için şuan sürüncemeye bırakılmış bir makine gibi işliyor ve son hücreye kadar da çalışacak!.. Bu tehlikeli aslında; bir şeyler beynimi yerse o zaman benden epey sayıda ben olacak!..  İşte ölüyüm; ne bir şeyim eksildi ne de bir şeyim arttı!..

Artık vücudumun her yerini hissetmiyorum. 2 haftayı aşkındır buradayım. Bu gün sanki beni bulacaklarmış gibi bir his var içimde!.. Hatta bu dokunanlar insan sanki!.. Beni buldular!.. sarsıntıdan belli taşınıyorum; ileri geri gidiyorum, sağa sola salınıyorum!.. Adamım kimliğim pantolonun sağ arka cebinde elini sokarken tiksinme hakkına sahipsin ama annemi bulmak için önce oraya elini sokmalısın!.. Annemi bulun ve bana getirin, onu son kez hissetmek istiyorum; sonra bu boka dönmüş vücuda istediğinizi yapabilirsiniz!.. Beni morga götürün adamım, morgun soğukluğunu iyi ayarlayın. Bu durum annem gelinceye kadar devam etmeli!..

Morgda

Amına kodumun morgu buz gibi!.. Annem nerde kaldı? Bir anne ısmarladım her tarafımı mıncıkladınız ama anne piyasada yok. Sinek kurtlarını da temizlediler artık gıdıklamıyorlar. Beni bir sıcağa çıkarıp soğuğa sokmalarından şunu anlıyorum ki otopsi yapılıyor!.. Kafamı elliyorlar sağa sola dönüyorum ve içim açılıp duruyor. Demek böyle oluyormuş; doktor bakıyorsa çıplaklığın bir anlamı yok!.. Benden önce kaç göte elini soktu acaba!.. Sağlığa uygun mu acaba; ne bileyim biraz beyin birazda sinir hücresiyim ne kadar bağışıklığım olabilir ki!.. Sikimi köpek kopardı bana inceden işleyen adamın bir suçu yok bu konuda, o beni bıraktığında yalnızca üstüme işenmişti. Sapığı bırakıp köpeği yakalayın; şerefsiz aldı bizim ufaklığı çekti gitti. Eldiven takmadan dokunmazlar bana artık!.. Kadın var mı aralarında acaba; şöyle ellerini üstümde gezdirdiğinde şuan yerinde olmayan uzvumun etkileneceği bir hatun?!

Her şeyin anlamı kaçıyor, (rengi kaçmış, tadı kaçmıştan türettim) Beni öldürdüler, beni çıplak gördüler, saatlerce tecavüz ettiler, pipim yerinde değil ve ben bunların hiçbirini önemsemiyorum!.. Sanırım annem geldi yanağım ıslanıyor!.. Ben ağlayamayacağıma göre annem geldi!.. Ağlama lem ne dedim ben sana bir şey olursa organlar direk bağış!.. Anam organ kalmadı ama olsun sen biraz dokunsan bana çok iyi hissedeceğim kendimi!.. hıh şöyle!.. Sarıl ağla ohhhhhh!.. Hiçbir şeyin anlamı yok anne; kız arkadaşım ilişkinin bittiğine karar vermiş, babama sayısaldan 2 milyon vurmuş bana ne!? Kımıldayamadığım gerçeği felçten ağır ama umursanası değil!. Sanırım ölümden sonraki yaşamım bu benim!.. Napalım elin oğlu cennete falan gidiyor bize kalan bu oldu; ama bu vücutta böyle durdukça iyice nihilistleşiyorum her dakika varlık anlamsızlaşıyor!..

Televizyon izlerdim, bilgisayarda oyun oynar, porno bakıp 31 çekerdim!.. Müzik dinlerdim; yemeklerin tadını ve şarkıların sesini hala hatırlıyorum!.. Beni mezara atmak için geç kalmadınız mı? Hadi atın mezara çürüyeyim artık yeter “var” olduğum; “yok” olmak istiyorum. Hiçbir şey duymuyor, göremiyor, tadamıyorum ama şu halimle bile birkaç doktor tavladım sanırım; elimle yapabildiklerime inanamazsınız hanımlar ama artık farelerden kalanlarla idare etmelisiniz.

Mezarda

Günlerdir morgdaydım!.. Demin beni çok sarstılar; mezara taşımış olmalılar!.. Arkamdan kaç kişi ağlıyor acaba? Hiç aramadığım onlarca arkadaşımda geldi mi mezarımın başına?.. Kusura bakmayın  çocuklar; inanın aramak istemişimdir (özellikle verme ihtimali olan hatunları) ama huy işte işim düşmediyse aramam!.. Bu arada üreme konusunda ki bu ısrarım arkamdan hiçbir şey bırakmamamdan olsa gerek!.. Abaza avuntusu benim ki; bu konunun imkânsızlığına ikna oldu yani!.. Şimdi iki bira kötü olmazdı!.. Rica etsem biri beyne biraz alkol dökebilir mi? Bira ya da şarap olması tercihimdir..! Aha da sarsıldım yine; offfff canım yandı ulan yavaş olun!..çok sarsmayın son yolculuğumuza olsun dinlenmiş gidelim soğuk burası bre!.. Toprak ta mı soğuk oluyor, morgdan yeterince bıkmıştım!.. Sonsuz yolculuğa hoş geldiniz; yok olmak için yanıp tutuşuyorum!.. Aslında benden kadavra yapsalar tüm suçlarımın cezasını çekecek kadar işkence çekerdim!.. Yalnız başıma yaptığım bu konuşma dahi ızdırap verici!.. Ama hep şanslı bir köpektim ve bu işkence de bitecek!.. Şu her saçma filme konu olmuş olan film şeridi nerde? Geçmedi film şeridi falan!.. Sızmışken öldürdüler beni ondan mı acaba; gördüm hatırlamıyorum!..

Şimdi üstüne toprak atarken hiçe saydığınız şu beyni bir kavanozda olsun yaşatmayı ve konuşturmayı başarsanız neler anlatırdım size neler?!.. İnanılmaz aptallığınızı anlatmak için ansiklopedi yazardım!.. Her kelimenin anlamsızlığını anlatmak için bir şeyler söyleyebilirim!.. Bulamadıklarıma “sonuçta öleceksin” deyip bırakırdım!.. “yok” olabilmek için can atıyorum; para, pul, kadınlar tırmalayın siz ben öldüm kurtuldum!.. Siz ölümden sonrası için yatırım yapadurun ben yok olmanın tadını çıkaracağım!..

Son saatlerim yaklaşıyor!.. sinir sistemimden hiç tepki yok; bağ -her neydi ise- artık yok!.. sağ olsun fareler solucanlar falan burada da yalnız bırakmadılar beni!.. Arkamda nasıl bir iz bıraktım acaba?! Yok olmak üzereyim; mistik bir şey değilmiş gayet sade ve imkanlı!.. Koparılan parçalarımı hissetmiyorum demek ki bu dünyayla sonsuza ulaşmayacağım!.. Öyle olsaydı işkencem çok büyük olurdu; parçam güzel bir kadının kulağında çiçek öbür parçam geri dönüşümlü olmasına rağmen deliğe atılan tuvalet kağıdı!..

Artık tekhücreli bir hayvanım!.. Birazdan bu parçada çürüyüp geri dönüşümsüz bir şekilde tahrip olacak ve ben yok olacağım!.. “Ben” diye bir şey olmaması ne güzel bir duyguymuş!.. Fareler etimi yemiyor artık; çok canım sıkılıyordu son günlerde!.. Aha da bir şey oluyor; good bye Vietnam!..

 
 Share on Facebook Share on Twitter Share on Reddit Share on LinkedIn
Yorum Yok  comments 
© Felsefik.Com * Her Bi Halktı Saklı *
credit