<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><!-- generator="WordPress/2.7.1" -->
<rss version="0.92">
<channel>
	<title>FELSEFİK.COM</title>
	<link>http://www.felsefik.com</link>
	<description>burda felsefik kelimesinin doğruluğunu tartışmıyoruz</description>
	<lastBuildDate>Tue, 18 Oct 2011 07:30:07 +0000</lastBuildDate>
	<docs>http://backend.userland.com/rss092</docs>
	<language>en</language>
	
	<item>
		<title>Ben küçük yağmur damlası</title>
		<description>Bir yağmur damlasının ne önemi var,
Yağmurun içinde?
Ne ilk, ne de son düşenim ben..
Yüküm, aşk oysa.
Göklerden aşağıya aşk düşürüyor beni,
Ağır geldi.
Acelem yok düşerken
İnsanları görüyorum,
Kendini insan sananları...
Dört köşe odalarında evlerini.
Düştüm işte..!
Ne bir insana, ne de bir şemsiyeye,
Bir taş parçasına.
Bu küçük taş parçası
Biraz ıslanacak benim yüzümden,
Ve sonra, uçup gideceğim ben,
Aşk kalacak.
Aşkı hak eden ...</description>
		<link>http://www.felsefik.com/orjinalsiirler/ben-kucuk-yagmur-damlasi/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Üçüncü Şahsın Şiiri</title>
		<description>Gözlerin gözlerime değince

Felaketim olurdu, ağlardım

Beni sevmiyordun, bilirdim

Bir sevdiğin vardı, duyardım

Çöp gibi bir oğlan, ipince

Hayırsızın biriydi fikrimce

Ne vakit karşımda görsem

Öldüreceğimden korkardım

Felaketim olurdu, ağlardım

Ne vakit Maçka'dan geçsem

Limanda hep gemiler olurdu

Ağaçlar kuş gibi gülerdi

Sessizce bir cigara yakardın

Parmaklarımın ucunu yakardın

Kirpiklerini eğerdin, bakardın

Üşürdüm, içim ürperirdi

Felaketim olurdu, ağlardım

Akşamlar bir roman gibi biterdi

Jezabel kan içinde yatardı

Limandan bir ...</description>
		<link>http://www.felsefik.com/alintisiir/ucuncu-sahsin-siiri/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Gece Olmak İstiyorum</title>
		<description>Gece olmak istiyorum
Gecede ağaç ve onun kara yaprakları
Ahşap evin alacakaranlık yanı
Kısa çığlıkları gece kuşunun
Gecenin soğuk mavi ışığında
Adı bilinmeyen bir böcek
Yalının korkuluk demirine yaslanmış
Hıçkırıkları denizin uğultusuna karışan
Doğulu kızın lacivert saçları
Gece olmak istiyorum

Suat Vardal </description>
		<link>http://www.felsefik.com/alintisiir/gece-olmak-istiyorum/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Akşamüstü Aldanışı</title>
		<description> Denizin maviliğine aldanıp, sıcak bir gün batımında oturuyorum sessiz bir banka. Karşımda, bir iki adım ilerde deniz başlıyor. Arkamda cıvıl cıvıl bir kuş cennetini andıran bahçeler…
 Güneş yavaş yavaş batıyor. Sen git de ben geleyim der gibi bekliyor ay kenarda. Martılar yiyecek arıyorlar gökyüzünden usulca.

 Birkaç yüz metre sağımda ...</description>
		<link>http://www.felsefik.com/orjinalmakalelerveoykuler/aksamustu-aldanisi/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Ben Bir Çocuğum</title>
		<description>Ben bir çocuğum

Sokaklar boş, görebiliyorum.

İnsanlar aç, susuz ve kimsesiz…

Her yerde kin, her yerde savaş.

“Neden böyle burası?” diyorum, cevap yok.

Hey, beni de dinleyin, bana cevap verin:

“Neden!”

Suçsuz bir çocuğum ben yalan dünyada

Elindekiyle yetinebilen sonuna kadar,

Sabırlıyım, beklerim.

Susuz bir çocuğum ben ölümlü yaşamda…

Farkındayım ben ölümün,

Farkındayım acı yaşamın.

Etrafım kan gölü, biliyorum!

Olmasaydı bunlar demek yetmemiş asla

ve ...</description>
		<link>http://www.felsefik.com/orjinalsiirler/ben-bir-cocugum/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Ters adam&#8230;</title>
		<description>Duymamış gibi davranmak için,başlarınızı havaya kaldırarak öksürüyor,aşağıya indirerek hapşırıyorsunuz...
Ama zamanla gerçekten hiç birşeyi duymamaya başlıyorsunuz.
Can kulağıyla dinleyecek neyiniz var;kendinizden başka?
Başkalarının tenine özgü ter kokusunda,olaylarla yüklü bir dünyadan kendimi buraya kovulmuş sayabilirmiyim bu gece?
Gene herşeyi karıştırıyorum...
Ben yoğun kitlenin içine karışacak,sert bir çelişkinin temelini kurdum.Ezildim...
Vah vah bana!
Ama yanılmayı göze aldığım kadar ulaştım ...</description>
		<link>http://www.felsefik.com/asirigercek/ters-adam/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Acıyor İşte Atos</title>
		<description>Yine unuttum bildiklerimi, Atos!

Yine çekemedim silahımı yine baktım gözlerine ve yine daha o tetiği çekmeden düştüm yere,kalbimden vurdu…Bildiklerimi unuttum işte!Hayat sınavından yine geçemedim…,
Şimdi bilindik tiyatrolarda klişe rollerim var.Ne gerekiyorsa onu yapıyorum,bir avuç maneviyat için veya yanlızlığımın bir an dinmesi için.Güneş ışıkları delip geçiyor her sabah gözlerimi,binbir haykırış çekiyorum gün doğumuna ...</description>
		<link>http://www.felsefik.com/orjinalsiirler/aciyor-iste-atos/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Bir kapı önü hikayesi</title>
		<description>Suskundum…
Kıvrılmış iki büklüm yatağımda,kabuk bağlıyordum işte..

Ne olacak!Yine cüret etmiştim seni silip atmaya.Hani geçmişte küçük bir anı,bi çocukluk yaramazlığı diye hatırlayıp şu halime “çocukluktu” deseydim...
Soranlara”çoktan unuttum maziyi”diyebilseydim ,belki.Belki  şimdi böyle kabuk bağlayıp sonrada sökmezdim!

Kapı çaldı..Kimdi ki?
Kimseyide davet etmemiştim.Zaten şu bıçak açmayan ağzıma bıçak dayayacak kaç dostum var ki?

Ah!Birden nasılda geldin ...</description>
		<link>http://www.felsefik.com/orjinalmakalelerveoykuler/bir-kapi-onu-hikayesi/</link>
			</item>
	<item>
		<title>İki Buzdağı</title>
		<description>İçimde çarpışan iki buz dağı,
Güneş sanki düşmüş suya,
Kapatıyor bütün ışıkları...
Kollarımın arasındaydı dün gece,
Bütün karmaşıklığın.
Mum yaktım bütün anılara,
Çıkıp gitsinler odamdan!
Dudaklarımda,dilimde tadın,
Vücudumda inançsız sıcaklığın,
Ölüyorum yavaşça...
İnan bana,
Korkuyorum!
Bırakıp git desem yalan,
Bırakıp gitsem yalan,
Ne desem yalan!
Sana anlatılmaz anlaşılmazlıklarım...
İki buz dağı alev alev yanan,
Birbirine çarpıp ışıkları kapatan.
Usulca dokunup,
Sertçe bastıran...
Başım dönüyor,
Ellerim titriyor.
Yüzün senin mi?
Bu çökük gözler,
Yoksa benim ...</description>
		<link>http://www.felsefik.com/orjinalsiirler/iki-buzdagi/</link>
			</item>
	<item>
		<title>IT&#8217;S THE FIRST DAY OF REST OF MY LIFE</title>
		<description>İnsanlar çeşit çeşittir. Her insan ayrı bir dünyadır derler ya, yalan! Onun aslı her kadının farklı olduğu ve farklı dünyaları olduğudur. Erkeklerse çok fazla tipik özellik taşır. Bu bir dezavantaj veya aşağılanma olarak görülmemeli. Bu, kadınların şansıdır.

Erkekler, kadının neye tepki vereceğini önceden bilemezler. Sadece tahminde bulunurlar. Kadınlar ise, erkeğin her ...</description>
		<link>http://www.felsefik.com/orjinalmakalelerveoykuler/its-the-first-day-of-rest-of-my-life/</link>
			</item>
	<item>
		<title>HAMDİ BEY&#8217;İN TEKLİFİ NERDE?</title>
		<description>Yaşarken yaşarken bir gün hiç olmayacak bir şey oluverir. Nasıl oluyorsa, en çok yara aldığın yeri bulur; tak, bıçağı geçirir. Işin kötüsü farkında değildir, uyku sersemidir. Uykusunda adam yaralayan kişiye yaptığının yanlış olduğunu nasıl anlatırsın?
Denersin, anladığını söyler. Anlamaz ki... belki de sadece geçiştirir. Sonra tekrar uykusu gelir, uyuyalım artık der. ...</description>
		<link>http://www.felsefik.com/orjinalmakalelerveoykuler/hamdi-beyin-teklifi-nerde/</link>
			</item>
	<item>
		<title>EDİTÖRÜN  BANKA  HESABINDAKİ  YANLISLIK</title>
		<description>aklıma
matbaalar geldi
su insanı yutan
duyguları yutan
makinelesen
bi şeylerin warsa yokeden
cıkargıgı sesler
toplamda bi fiyasko belkide
bazen işe yaradıgıda olur
bazen
bişeyleri anlatmaya calısanlar
müzeler
aşk hikayeleri
en korkuncuda şiirler
birine yazılıp
mattbanın yuttugu şiirler
we kusar kagıdın üzerine herseyini

ikinci bi sansın !:
yoktur
işler yolundamı diye bakarken
birileri
belkide biraz mutluluk katabilrdik
kimin umrunda diyip cıkmak daha basit
kolayı sewenler için
ama sonucta bu bi aşk
toplamda
içinde herseyden bi parca ...</description>
		<link>http://www.felsefik.com/orjinalsiirler/editorun-banka-hesabindaki-yanlislik/</link>
			</item>
	<item>
		<title>8213 str</title>
		<description>bazen iyileşmeyen yaralarda wardır
...:
dün
...:
bi barda
...:
sabahı beklerken
...:
hayat ordaydı
...:
tüm cıplaklıgıyla
...:
ısıkların altında
...:
dans eden insanlar
...:
sex alkol kaybolus
...:
sonra
...:
daha garanti bi hayatı olnlar cıkıp gitti
...:
cebinde parası olanlar
...:
ortalama bi yasamı olanlar
...:
bi ew bi kadın weya bi kedi
...:
ısıklar yandıgında
...:
gercek
...:
gercek ordaydı
...:
kaybedenler
...:
son parayla satın alınmıs
...:
içkiler
...:
bos gözlerle bakmaktan baska bişey gelmiyordu kimsenin ellerinden
...:
bi zamanlar
...:
onlarında kadınları
...:
erkekleri bi HAYAT ları wardı
GERCEK olan
...:
bi anda ...</description>
		<link>http://www.felsefik.com/orjinalsiirler/8213-str/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Sikiim III</title>
		<description>Efkarım o biçim
Kaldırın atın beni
Acıyor şu içim
Atmadan verinde bi cigara içim
Vermeseniz topunuzu sikiim

Demiş ki sivilceliymişim
Aman aman sivilcelerimi sikiim
Saçlarımda turuncuymuş benim
Şeklimi sevmez misin
Bi gel de senin şeklini sikiim

Yalan sözlerini yer miyim
Dünyalık olmuş senin için
İşine gelmeyince sevmezsin,
İşine gelenledir işin
Ben senin içini sikiim

İçin der biriz diye
Dışın der sen kimsin diye
Sadece yemeyi bilirsin
Yedikten sonra ...</description>
		<link>http://www.felsefik.com/orjinalsiirler/sikiim-iii/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Sikiim II</title>
		<description>Efkarım o biçim
Kaldırın atın beni
Acıyor şu içim
Verinde bi cigara içim
Vermezseniz paylaşamadığınızı sikiim

Dedim ya zongalık kelebeğiyim
Ötesini sana ne söyliyim
Ne yazdığımı bilirim
Bitmek bilmedi kinim
Varlığınıza can kurban!benliğinizi sikiim

Hesapta aydınsın
Bol keseden atarsın
Sende para hesabı yaparsın
Anca rüyanda paylaşırsın
Seninde tahtanı sikiim

Sözüm ona ruhbansın
Varlığın tekliğinden
Dem çalarsın
Senden olmayanı kınarsın
Seninde ruhunu sikiim

Nerde ne olmuş hep bildin
Kim ne çevirmiş hep ...</description>
		<link>http://www.felsefik.com/orjinalsiirler/sikiim-ii/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Sikim I</title>
		<description>Efkarım o biçim
Kaldırın atın beni
Acıyor şu içim
Atmadan verinde bi cigara içim
Vermeseniz götünüzü sikiim

Sormasın kimse bu da kim
İlle de soran kardeşim
Yok  benim ismim
Ben de bilmiyorum ben kimim
Soranın ceddini sikiim

Sözüm ona ben deliyim
Yalan dünyanızı yer miyim
Hiç sizle aynı rayda gider miyim
İki sihre meyleder miyim
Topunuzun kanını sikiim

Herkeste bi şekil bi cisim
Şuna bak ...</description>
		<link>http://www.felsefik.com/orjinalsiirler/241/</link>
			</item>
	<item>
		<title>16 MESAJ KAPASİTELİ X HİKAYESİ</title>
		<description>    Bir saattir dönüp durduğu yataktan nihayet kalkabildi X. Yatağın karşısındaki şilteye oturdu. Bir sigara yaktı, bacaklarını kendine doğru çekti. X, dumanı üflemiyor, adeta boşaltıyordu ağzından. Tavana doğru uçan duman kümesine bakarak sordu : Hayat dediğin nedir ki? Kendi sesinden irkildi, sesinin soğukluğundan. Hayat insana ne yapabilir ki? Ne verebilir, ...</description>
		<link>http://www.felsefik.com/orjinalmakalelerveoykuler/16-mesaj-kapasiteli-x-hikayesi/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Saplantıya Yenildiğinde</title>
		<description>- 4 gündür kapının önündeyim

Şarabından bir iki yudum alıp devam etti

- Evet tam dört gündür bakkaldan daha uzağa gitmedim, içerde olduğunu ve aç olduğunu biliyorum. Nenden polis çağırmıyorsun veya bağırıp çağırmıyorsun onu bilmiyorum.

Ayağa kalktı, köşeye yürüyüp pantolonunu sıyırdı ve içinde ne varsa bahçeye döktü; silmeden ayağa kalktı ve pantolonunu çekti. ...</description>
		<link>http://www.felsefik.com/orjinalmakalelerveoykuler/saplantiya-yenildiginde/</link>
			</item>
	<item>
		<title>ÖZGÜRLÜK ÇÖZÜMLEMESİ</title>
		<description>    Yarım saatir kafasını dayadığı camdan uzaklaştı, tilki uykusundan uyandı. Dışarıya bir göz attı. Otobüs karanlıktı, dışarısı daha karanlık. Siyaha yakın bir yeşildi dışarısı, gökyüzü siyahga yakın lacivert. Uçuruma bakmak ürpertti içini.
    Artık otobüsün sağ tarafından tabelaları görebilmek için bilet almıyordu. Yolları ezberlemişti – otobüsün sağ trafından. Uşak’ta olmalıydı. Yolun ...</description>
		<link>http://www.felsefik.com/orjinalmakalelerveoykuler/ozgurluk-cozumlemesi/</link>
			</item>
	<item>
		<title>ALL RIGHTS RESERVED</title>
		<description>Kendime dönüyorum. Yeni bir ben olsa da döndüğüm, ben benimdir nihayetinde. Kendimden gelen her şeyi de içselleştirebilme çabasında muvaffak olmaktayım çoğunlukla.

Bugün bir kez daha kanıtlandı. İnisiyatif koyabilmek yeniden güzel bir gelişme ‘kendim’ için. Zaman zaman duvara toslamaktayım hala. Ama bunlar beni kendime getiren önemli gelişmeler aslında. Kendimi denetim altına almakta ...</description>
		<link>http://www.felsefik.com/orjinalmakalelerveoykuler/all-rights-reserved/</link>
			</item>
	<item>
		<title>İNSAN BİR YERDE KENDİNİ BIRAKMALI</title>
		<description>İnsan bir yerde boş vermeli kurallara, düzenlere
İnsan bir yerde kendini bırakmalı
Hiçe saymalı düzenini dünyanın
Zamana karşı koymalı
Sıyrılmalı ayıplardan, korkulardan
Küçük hesapları bir yana atmalı
Yaşamalı şöyle alabildiğine
Büyük delilikler yapmalı
İçmeli
Sevmeli
Küfretmeli
Adam öldürmeli
Kendine bir başka gözle bakmalı
İnsan bir yerde boş vermeli kurallara, düzenlere
İnsan bir yerde kendini bırakmalı

Ümit Yaşar OĞUZCAN </description>
		<link>http://www.felsefik.com/alintisiir/insan-bir-yerde-kendini-birakmali/</link>
			</item>
	<item>
		<title>TZİBAERİ</title>
		<description>Sigara yaşamının son demleri olduğunu bildiği halde sabırsızlıkla çakmağını bekler. Sigara, çakmağına tutkuyla bağlıdır. O sigara, çakmağın tükettiği ne ilk ne son sigaradır. Sigara bunu bilir ama aşkın gözü kördür. Sigara bir deli aşıktır, pervanedir çakmağına.
Çakmak ise umursamaz sigarayı. Bir sigarayı daha tükettiğinin farkında bile değildir. Hayat doludur, yakacağı çok ...</description>
		<link>http://www.felsefik.com/orjinalmakalelerveoykuler/tzibaeri/</link>
			</item>
	<item>
		<title>GEÇTİ</title>
		<description>Günler, geceler yaşanmadan geçerken, aklım kalbim Ege'de kaldı. Ege'de İzmir, İzmir'de Karşıyaka, Karşıyaka'da Asker Kaçakları zamanlar...

O zamanlar, o yumuşak gitar sesi ve o tok erkek sesi değil O'nun sesinde kaldı.
Bir tarafım biliyor geçtiğini zamanın, bir tarafım biz olmasak ayın 15'i bile güzel değil diyor. Biz yoksak, biz olamiıyorsak ne anlamı ...</description>
		<link>http://www.felsefik.com/orjinalmakalelerveoykuler/gecti/</link>
			</item>
	<item>
		<title>ŞİİR GİBİ</title>
		<description>Yaşanıp bitiyorsa günler
Bir yürek sızı kalıyor geride
Yaşanmışlıkların yükü çöküyor omuzlarına insanın
Kahkahalarla geçen saatler
Gözyaşları içinde hatırlanıyor geceleri
Gözyaşlarıyla geçen zamanlar bile
Yeniden yaşanılmak ukdesiyle oturuyor insanın içine
Mazinin ağına yapışıyor sinek gibi
Örümceğini bekliyor umutsuzca
Zamanın celladı olabilmek ne büyük erdemdir. </description>
		<link>http://www.felsefik.com/orjinalsiirler/siir-gibi/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Yeniliyorum ( Savaş Üzerine )</title>
		<description>Yok ben başaramayacağım. Denedim olmuyor kendimi bir türlü hamaset'e kaptıramıyorum. Filistini savunmanın vicdan referansı olduğu yerde kendimi vicdansız adlediyorum. Olmuyor...susuyorum...yeniliyorum...

Düşünüyorum, aklıma savaşlar geliyor. Düşünün bir sabah uyanıyorsunuz ve hayatınızda kimseyle düşmanlık yaşamamışsınız ama sırf seninle hiç de özel bir yanı olmayan aynı ortak paydadaki kişilerin gözü dönmüşlüğü sebebiyle üstünüze bombalar ...</description>
		<link>http://www.felsefik.com/orjinalmakalelerveoykuler/yeniliyorum-savas-uzerine/</link>
			</item>
	<item>
		<title>3 Ordu</title>
		<description>Halkları da kendileri kadar fakir üç orduydular. Yüzyıllardı kralları başlarında savaşırdılar. Krallar dahil, herkes harap bitap haldeydi. Yüzyıllardır süren savaşın kimseye bir getirisi yoktu, götürüsü çoktu. Oğullarını, kocalarını, kardeşlerini orduya göndermiş kadınlar savaşa bir nokta koyamıyordu ve krallar en fazla 3 veya 4 yıl iktidar sürdürüyordu. En çok iktidarda kalan ...</description>
		<link>http://www.felsefik.com/orjinalmakalelerveoykuler/3-ordu/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Öyküsüz</title>
		<description>Yürüdü yollarda yeniden. Sabahın altı buçuğuydu. Bir kuş selam verdi, neşeliydi. Gülümsedi nezaketen. Daha çok ağlamalıydı bu sabah. Bu sabah griydi. Kömür isi yoktu eskisi kadar şehirde. Doğalgaz almış başını gitmiş…
 
İnsanlar işinde gücündeydi her zaman ki gibi. İki yılda çok şey değişmemişti. O değişmişti belki de bir tek. Bu yalana ...</description>
		<link>http://www.felsefik.com/orjinalmakalelerveoykuler/oykusuz/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Kum Tanesi</title>
		<description> Elimde kalan son kum tanesine kadar zamanı vardı! Kendini yırtarcasına koştu, koşuşu şiirle bile anlatılamazdı; öyle bir hızı insansı kelimelere sığdıramazlar!.. Sözümü tuttum, son kum tanesine kadar bekledim!.. Rüzgar avucumdan çıkan kumları tane tane dağıtıyordu!.. Adımlarını ayıklayamıyordum artık!.. Kumların sonuncusu elimden sıyrılıp gittiğinde elimi belime uzattım; kumların kuruttuğu elim silahı ...</description>
		<link>http://www.felsefik.com/orjinalmakalelerveoykuler/kum-tanesi/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Hür Hayvanat Bahçesi 2</title>
		<description>Dünya üzerinde yaşayan son insan olmak ağır geliyordu artık!.. Sıkıcıydı yalnızlık!.. Ağaçlar, çiçekler, akarsu ve geri kalan hiçbir şey fayda etmiyordu!.. Yer değiştirme fayda etmiyordu!.. 
Akşamları soyulacağım diye korkup kapıyı camı kilitlemesine gerek yoktu; kapatmasına bile gerek yoktu!..  Özlemişti aslında endişe etmeyi!.. Çevresini bezeyen doğal güzellik gözlerinde ve gönlünde yer bulmuyordu ...</description>
		<link>http://www.felsefik.com/orjinalmakalelerveoykuler/hur-hayvanat-bahcesi-2/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Bush&#8217;a ithâfen..</title>
		<description>Demokrasi dedin, yedin bitirdin.
Ülkeye demokrasi yerine, sömürge getirdin..
Bir gramlık şerefin vardı, onu da yitirdin.
42 numara ayakkabı, küçük gelir sana Bush;
Seni adamdan sayanlar, ya haindir yada puşt..

Kurdun darağacını, astın Saddam'ı,
Son kez gördün, Saddam'daki endâmı,
Badigard tutmuşun, kendine Van Damme'ı,
42 numara ayakkabı, küçük gelir sana Bush;
Seni adamdan sayanlar, ya haindir yada puşt..

Kazık attın ...</description>
		<link>http://www.felsefik.com/orjinalsiirler/busha-ithafen/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Yığılca, Alabalık ve Kız Çocuk</title>
		<description>Biraz su istiyordu canım!.. Bulamadım elbet!.. Yanımdan akan dereye eğilip falanda içemiyordum!.. Yukarda bir köy varsa su kirli demekti!.. tiksinmiştim bir kere; varlık içinde yokluk!..  Üstümde beyaz bir pantolon ve gıri bir t-shirtle balık tutma fikrinin gayet abes kaçtığının farkındaydım!.. Saçlarımın uzunluğu da bulunduğum coğrafyaya uygun değildi!.. Düzce’nin ilçesi, tutucudur ...</description>
		<link>http://www.felsefik.com/asirigercek/yigilca-alabalik-ve-kiz-cocuk/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Sadece Bekliyorum</title>
		<description>Nedir boğazımdaki bu acı

Ve o acının gözüme yansıması gözyaşları

Nedir ben mutlu olduğumu sanırken ara sıra ortaya çıkan üstü kapatılmış kandırıldığımın itirafçıları

Ve o itirafçıların sonucu ortaya çıkan aldatılmış umut yandaşları

Nedir bunlar

Gittiğinin kanıtları mı?

Madem gittin niye her şey sen varmışsın gibi davranıyor

Niye her yerde adın karşıma çıkıyor

Niye yalnızlığı değil de seni hissediyorum

Ve ...</description>
		<link>http://www.felsefik.com/orjinalsiirler/sadece-bekliyorum/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Zehirli Sarmaşık</title>
		<description> Evinin önünden çıkıncaya kadar güzeldi. Kapıyı terk edip 2-3 adım attığında çirkin bir surat, şişkin bir vücut haline geliyordu. İnsanlar ona baktığında tiksinirlerdi.
 
 Akşam olup evine döndüğünde insanların kendini ilgilendirmediğini tekrar tekrar söylerdi kendine; “hepsi kendilerine aşık ipneler topluluğu!..”
 Kapıdan çıktı ve yine çirkindi işte. Bütün hayatını bu evde geçirmişti. Eve girdiğinde ...</description>
		<link>http://www.felsefik.com/orjinalmakalelerveoykuler/zehirli-sarmasik/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Çarşafımla Aram İyi</title>
		<description>Çarşafımı öyle seviyorum ki!.. inanamamak gibi bir his var içimde!.. aramıza girmeye niyetli birileri yok!.. çıplak yattığım için doya doya dokunuyor bana çarşafım!.. devamlı değiyor tenime; her yerime!..  gözlerimin açılışında çarşaf kapanışında çarşaf ve hep çarşaf!.. yorganla aram yok; yaz günleri!.. malumunuz hava sıcak; üstüme çıkmaya çekiniyor!..
 Yaklaşık 5 aydır çarşafımla ...</description>
		<link>http://www.felsefik.com/orjinalmakalelerveoykuler/carsafimla-aram-iyi/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Işıklara Sitem</title>
		<description>Sahte yıldızlar sönün
                        Ve gölgeyi uzatan lambalar!..
Sönün göremiyorum gökyüzünü
            Ne karanlığını
                        Ne de milyarlarca yıllık yıldızları!..
Sönün hissedemiyorum alkolün ağırlığını
            Ne sevgilinin tenini
                        Ne de uykunun sersemliğini!..
Bir sis bulutu çöküyor şehirde geceleri
            Sokakları aydınlatıyor insanların korkuları!.
Ve ışıklarla zehirliyorlar geceleri!..
            Sönün  ki görelim yıldızları!..
Bizim gecemizi dolunayda aydınlatır!..
            Bizim gecemiz zehirsiz, duru belki ...</description>
		<link>http://www.felsefik.com/asirigercek/isiklara-sitem/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Kurbağa</title>
		<description>Her sabah beraber kalkar temizlik yapardık. Uyuşuk uyuşuk hareket eder iki zıplar otururdu!.. gözlerinin pörtlekliğiyle dalga geçerdik. Beni dahi yıldırdı hareketleri. Yorgun miskindi…vantuzlarıyla cama yapışırdı. 

 Sabahları temizliği yapmaya başkaları geldi. Dev kurbağa küçüldü küçüldü küçüldü, küçücük olmuştu!.. vıraklamıyordu!.. zıplamıyordu!.. sırtımda tüfek asfaltla çimen arasındaki ayrımda denge oyunu oynarken gece lambasının ...</description>
		<link>http://www.felsefik.com/asirigercek/kurbaga/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Dostum Olma</title>
		<description>Bunalımın her köşeyi sardığını hissettiğinde boş hayallere iyice sarılır insan!.. öyle ki gözleri kararır, kulakları duymaz olur!.. ama hikaye bu degil!..
Birinci perde:

A: nerde kaldın?..
B: geldim iste!.
A: aldın mı birayı, çerezi? Tembihlemedim; aklına geldi mi?
B: aldım aldım!.. her bir yarrağı aldım!.. 
İkinci perde:

B: bu ne?
A: o eski bir dosttan hatıra!
B: ne ...</description>
		<link>http://www.felsefik.com/orjinalmakalelerveoykuler/dostum-olma/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Hayır</title>
		<description>Gözlerimi açtığımda sabah olmuştu! Midemde bir ekşime ve beynimi kemiren bir pişmanlık vardı!.. Aylardır hiç kimseye dokunmamışlığın geçişi zorluyordu midemi ve arkama dönüp bakmaya korkuyordum!.. eğer sarhoş kafayla yanlış görmediysem arkada “sarışın” vardı!.. yana doğru yavaşça doğruldum!.. her yerim yapış yapış!.. aylar olmuştu beklide, suyun altına girmemiştim!.. duşa girmek istedi ...</description>
		<link>http://www.felsefik.com/asirigercek/hayir/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Hep beraber bir hikâye..</title>
		<description>Merhaba. Sitemiz yazarları tarafından, hep beraber bir hikâye yazma projesine ne dersiniz? Bence olumlu ve ılımlı yaklaşırsınız. Bu yaklaşımınızdan dolayı hepinize minnettârım. Başlıyorum müsaadenizle..

_____________________________________________________________________________________________

Geceydi.. Sokak lambasının ışığı, rutubetli duvara yansıyordu. Genç adam, bütün hiddetiyle uyandı. Uyanma sebebi hayli ürkütücü olsa gerek ki; uyandığında kafasını açık kalmış pencereye çarptı. Kafasından akan ...</description>
		<link>http://www.felsefik.com/orjinalmakalelerveoykuler/hep-beraber-bir-hikaye/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Sahi aşk nedir ?</title>
		<description>Aşk nedir? diye sordu genç adam. 

Bilge adam yüzünü cama cevirmiş kendi yansımasını seyrediyordu. Nedense camlara ayna niyetiyle bakmak çok bilindik bir hareketti.

"Aşk kişinin kendine ulaşma çabasıdır" diye yanıtladı ihtiyar.

Delikanlı durdu,düşündü sevdiği kızları. Bağlantı kuramadı kendini aptal gibi hissetti.

Sonra kızdı bu yaşlı adama,anlaşılmaz cevaplar vermek bilgelik alameti falan değildi,iyi biliyordu.Vurdu kapıyı ...</description>
		<link>http://www.felsefik.com/orjinalmakalelerveoykuler/sahi-ask-nedir/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Yalana Övgü</title>
		<description>1)

Kandırmak ve yalan söylemeye övgü yağdıran kimseyle tanışmadım daha ancak kandırılmaktan korkan ve yalan söyleyenlerden nefret eden milyarla insan var. Ancak tüm bunların yanında korkmayan ancak söyleyemediğini ve sevmediğini söyleyen yalancılarda var.  İnsan yanılmaktan korkar!.. zaman kaybı demektir yalan, para kaybı, güven kaybı (ki bunlarda insanın bağlanmaya olan körüklü duygularını ...</description>
		<link>http://www.felsefik.com/orjinalmakalelerveoykuler/yalana-ovgu/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Kıçımdan Bir Öykü Uydurdum</title>
		<description>Pek uzak bir tarih olmasa da pek aydınlık bir öykü değildi!..
            Çok sarhoş olduğum kesindi!.. çok fazla sevdiğim bir sevgiliye sahip değildim!.. öylesine bir uğraştı benimki!.. sevgili edin ama nasıl bir şey olduğunu hatırlama!..
            Neyse!.. çok sarhoştum ve içmeyi hiç bırakmamak üzere içiyordum!.. barın kapısından gire her kadını usulca kesiyordun!.. ...</description>
		<link>http://www.felsefik.com/asirigercek/kicimdan-bir-oyku-uydurdum/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Introduce To A Little Anarchy/Bir Parça Anarşiye Giriş ( The Dark Knight )</title>
		<description>Introduce To A Little Anarchy
* Uyarı ; Filmi İzlemeyenlerin Okumaması Tavsiye Edilir
" Anarşinin ilk dersi. Kural 1 ;Dövüş klubünden bahsetmemektir !!! "
 
Hayır replikler karışmadı.Tam aksine birbirine uyan tiradlardan bahsediyorum. Bu tiradlar Hollywood sinemasının popüler anti-kahramanlara ait.The Joker ve Tyler Durden'In Ortak Yapımı; Anarşi A.Ş. Ltd. Şti'ne. hoşgeldiniz!
Hollywood Sineması artık bildiğimiz ...</description>
		<link>http://www.felsefik.com/orjinalmakalelerveoykuler/introduce-to-a-little-anarchy-the-dark-knight/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Uzun Gece</title>
		<description>Evde yalnızım!.. Doğrusu ev arkadaşım bu evin 9 aylık kirasını verdiğini söylüyor; içim rahat!.. Geriye elektrik ve su kalıyor; yakıt parasıyla birlikte babamın gönderdiği tüm para ediyorlar!.. Yemek giderlerini  ev arkadaşım veriyor hoş her şeye para veriyor!.. Gayet adil bir yaşam!.. Bu akşam olduğu gibi ara sıra ailesinin yanına gidiyor!.. ...</description>
		<link>http://www.felsefik.com/asirigercek/uzun-gece/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Baştan Sona</title>
		<description>Gökyüzünü bu kadar gezmek yeter; bulutların arasında gezmek eğlenceli olsa da aşağı inmek lazım!.. Aşağılara indikçe; hava ılıyor, tüyler yerini alıyor, gözlerdeki yaş yok oluyor, hız azalıyor!.. Yürüme safhasını denemeden biraz daha uçmak lazım; iki kademeli inmek lazım aşağı!.. Şehrin karmaşasını yukardan izlemenin tadı şöyle tarif edilir;"evcil hayvanlar ev yapmış!" ...</description>
		<link>http://www.felsefik.com/orjinalmakalelerveoykuler/bastan-sona/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Narsizm,sadizm ve nekrofili üzerine</title>
		<description>Efsane malum yunan mitolojisinden…

Yunan tanrılarının yarattığı en güzel varlık olarak bilinen narcissous ne bir periye ne de bir tanrıya aşk duyabilmektedir. Bu şımarık çocuk kendi güzelliği ile eş bir güzellik aramak gibi sonuçsuz bir uğraş içindedir.Onun kaderindeki temel nokta, güzelliğinin eşsizliği değil kendini bu denli abartılı beğenişidir. Bir gün bir ...</description>
		<link>http://www.felsefik.com/orjinalmakalelerveoykuler/narsizmsadizm-ve-nekrofili-uzerine/</link>
			</item>
	<item>
		<title>gÜl</title>
		<description>Aylar önce tanıştılar. Kadın bir kamu kurumunda kadrolu personel olarak çalışıyordu. Bordrolar, yazılar, çizgiler; pek iyi kazanmıyordu!.. Erkekse bir barda garsondu!.. O da biraz iyi kazanıyordu!.. Evlendiler bile!.. Kadın pop- kült pop ve arabesk dinlerdi. Soğan sarımsak düşkünüydü!.. Yatakta altta olmayı severdi ve kesinlikle sarılarak uyumazdı!.. Sabahları kalktığında yorgun ve sinirli ...</description>
		<link>http://www.felsefik.com/orjinalmakalelerveoykuler/gul/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Ben istemedim ki</title>
		<description>           Gece ilerledi. Ben içip ilerlemesine engel olmaya çalışsam da o ilerledi ve sokakların boşaldığını hissediyordum. Gözlerim ağarlaşınca kaçacaktım; ama ağarlaşmak bir yana mide bulantımı bile bastırmaya başlamıştı gözlerim. Yine her ayrıntıyı duyma safhasında sarhoştum.
Kırıştıran çiftin ayak üstü birbirini yaladığını bile duydum!.. barlar veya toplu içme mekanları böyle eğlenceli yerler ...</description>
		<link>http://www.felsefik.com/orjinalmakalelerveoykuler/ben-istemedim-ki/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Deli olmak istemek</title>
		<description>     Şöyle bir düşününce sabahları yataktan kalkmak zor iş..! bazen art arda aynı rüyaları görürüm!. Hemen not alırım sanki istatistiklerle rüya görüyorum!..  örneğin bir ada görürüm çok sık unutulacak gibi değildi!..
     Bir ada çevresi dağlarla kaplı ve ortasında sanayi eskisi bir kent!.. sanayi dumanı öyle ki her yere gri renk ...</description>
		<link>http://www.felsefik.com/asirigercek/deli-olmak-istemek/</link>
			</item>
	<item>
		<title>3 evre</title>
		<description>Morga kadar

Barda içtiğim onca biradan sonra her yere işemeyi hak etmiş gibi bir kasıntıyla sokağa çıktım. Aslında yalpaladığımın ve salak saçma güldüğümün farkındaydım ancak umursamıyordum. İlk bulduğum köşeye işemek için hızlandım!.. İşemeye para vermek gibi bir niyetim yoktu, her yere işeme hakkımı da Mc donalds ya da Pizza hut'ın önünde ...</description>
		<link>http://www.felsefik.com/orjinalmakalelerveoykuler/olu-skilir/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Var mı başka ateş isteyen! (Yiğenim Harun için)</title>
		<description>İsviçre maçı, Çek maçı geçti, hâlâ anlamadılar! Eğer Çılgın Türkler'i yenik duruma düşürürseniz, bunun bedelini ödersiniz. Aynı şeyi dün gece Hırvatlar da yaşadı.
21.6.2008

119. dakikada golü attılar, kazandık zannettiler... Bitime sadece saniyeler vardı. Ama Çılgın Türkler her zamanki gibi yenilgiyi kabullenmedi. Semih’in füzesi maçı penaltılara götürdü, EURO 96’nın rövanşı 2008’de alındı. ...</description>
		<link>http://www.felsefik.com/asirigercek/var-mi-baska-ates-isteyen-yigenim-harun-icin/</link>
			</item>
	<item>
		<title>1 Yıl 6 Ay Sonra İlk İzmaritim</title>
		<description>bu toprağa ait değilim!..
bu kente
bu insanlara
bu yaşama 
            devamlı başıma ağrıtan sorular yoruyor beni!..
                        kendimi tutsak hissediyorum!..
otobüsten indim!.. yine cebimde sigaralık para yok!:
sarma tütün dahi yok; ama
yerde birinin önemsemeden
attığı sigara var!..
            bazen bir şeylere kızar,
                        bazen bir yerlere yetişmek için
                                   bazen içmek istemediğimizden
üretiriz izmarit!..
            insanın son dakika kurtarıcısıdır
                                               izmarit!..
alıp yerden ...</description>
		<link>http://www.felsefik.com/orjinalsiirler/1-yil-6-ay-sonra-ilk-izmaritim/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Seni Sadece Seni</title>
		<description>İçtiğim her kadehte çözsem seni,
Sokulsam aklının kıvrımlarına usulca sen bile anlamasan,
Benliğimi sarmışken senlerim,
Bir ben olsa senden içeri benden...
Ahhhhh!  sevdiğim seviyorum,ölüyorum usul usul,
Seni onun kollarında düşünmek bu denli acıtırken canımı nefes almak niye?
Tutacakken elini kaldım yine  bi oda dolusu hayalle...
Hani burda senle iki kadeh yuvarlayacaktık yalnızlığın şerefine,
Hani yalnızlıktı seninde kaderin ben ...</description>
		<link>http://www.felsefik.com/orjinalsiirler/seni-sadece-seni/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Dostum Olma</title>
		<description>Bunalımın her köşeyi sardığını hissettiğinde boş hayallere iyice sarılır insan!.. öyle ki gözleri kararır, kulakları duymaz olur!.. ama hikaye bu degil!..
Birinci perde:

A: nerde kaldın?..
B: geldim iste!.
A: aldın mı içkiyi, çerezi? Tembihlemedim; aklına geldi mi?
B: aldım aldım!.. her bir yarrağı aldım!.. 
İkinci perde:

B: bu ne?
A: o eski bir dosttan hatıra!
B: ne ...</description>
		<link>http://www.felsefik.com/orjinalmakalelerveoykuler/dostum-olma-2/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Yanılsama</title>
		<description>Öylesine bir gün geçirmeyi seviyorum. vakit öldürmeyi ve öldürdüğüm vaktin beni öldürdüğünü bilmeyi seviyorum.

Yine öylesine bir gündü işte..! (günlüğe bile farklı bir şey yazamıyordum) Okula gitmiş derslere girmiş ve eve dönüş yolunu tutmuştum. Ortaokulda bu yürüme yolu çok kullanırdık; sabah okul servisiyle gider akşam yürüyerek dönerdik.(yol parasıyla abur cubur veya ...</description>
		<link>http://www.felsefik.com/asirigercek/yanilsama/</link>
			</item>
	<item>
		<title>SEVER GİBİ GİBİ</title>
		<description>Bilirim gelinmez beklemeler bekler yine katıksız kalbimi,
Bilirim yine bi umut yakar,nöbetlere sürgün eder yüreğimi.
Sensin yine en güzelim en temizim...
En arkadaş boğan muhabbetlerin baş aktörü,
Esas oğlanı benim yeşil çamlarımın.
Karar veremedim hangisi daha az yakar canımı,
Senin filminde figüran olmak mı?
Kendi filmimde esas kız olmak mı?
Ne önemi var ki acı çekmenin katsayı kaçmış.
Bananeymiş ...</description>
		<link>http://www.felsefik.com/orjinalsiirler/sever-gibi-gibi/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Daracık Pencere</title>
		<description>Bir kuş kondu boşluğa, ışık vurdu ilk kez!.. aylardır bekliyordu o anı!.. bulutlar dağılmış ışıklar yere hemencecik ulaşmıştı!..  gözlerini ışığa dikti hemen!.. yüzünü, kollarını; bir çırpıda gömleğini çıkardı ve gövdesini tuttu ışığa!..
Bulutların ortalığı sardığı çok olmuştu!.. günün biri yok tu ki bulutlar dağılsın ve güneş ısıtsın bedenini!..
Birkaç saniye sürmüştü tüm ...</description>
		<link>http://www.felsefik.com/orjinalmakalelerveoykuler/daracik-pencere/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Bir Zamanlar Orada</title>
		<description>Görkemli bir hafta sonuydu!.. insanlar birbirlerini vurmuş, fahişeler ucuza mal olmuş, 3 kişi aynı anda altın vuruş yapmış, bir kız çocuğu 7 kişi tarafından ölesiye dövülmüş ve tecavüz edilmişti, bir kadının el parmakları kesilmiş ve diri diri sokağa salınmış,  Bir “baba” ayrıldığı karısının karnından çocuğunu çalmıştı; ben kendimi çok sakin ...</description>
		<link>http://www.felsefik.com/orjinalmakalelerveoykuler/bir-zamanlar-orada/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Uykusuzum</title>
		<description>1.gün: İşin acı tarafı gündüzcül memeli hayvan olarak uykuya ihtiyacım var ama ara sıra aksayabiliyor.
2.gün: Bu günde uyumam imkânsız; çalışıyorum ve yoruluyorum ama günde 70 basıyorum.
3.gün: Gözlerim acıyor ve hala dalma, ufak kaçamaklar yapıyorum.
4.gün: Gözlerim artık kızarık. Çalışıyorum. Arabayla bir oraya bir buraya... Kimse ne olduğunun farkında değil.
5.gün: Uykusuzluk normal ...</description>
		<link>http://www.felsefik.com/asirigercek/uykusuzum/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Siyah Pelerin</title>
		<description>Yıllardır açlık ve hastalıklarla pençeleşen halk, bir önder, bir iz arıyordu peşinden gidecek..! Buldular da!.. Siyah pelerini halkın önünde koşan maskeli erkek!..
Halkın isyanını körükleyen bu adam insanlara özgürlüklerini verecek ve onların dünya nimetlerinden yararlanmalarını sağlayacak..!
Yine hareketli bir gün başladı kentte!.. Halk peşi sıra haykırıyordu; coşuyorlardı!. Siyah pelerinli en önde göğsü ...</description>
		<link>http://www.felsefik.com/orjinalmakalelerveoykuler/siyah-pelerin/</link>
			</item>
	<item>
		<title>ŞARAP MİSALİ AŞK</title>
		<description>Aşk dünyada tek şişesi kalmış tadına baktığın bir şarap
Girer hayatına bir yudumda, beğenirsin içmek istersin doya doya
Ama kolay değildir, ya bedeli ağırdır yâda sarhoşluğu beter
Gün gelse bedelini ödesen bile sarhoşluğu getirir keder

İçersin hesapsızca sanki bitmeyecekmiş gibi
Kör olur gözlerin, hapsolur ruhun şişeye
Düşünemezsin artık yoktur bir çıkış yolun
Ya beklersin gerçeklerin sarhoşluğunla birlikte ...</description>
		<link>http://www.felsefik.com/orjinalsiirler/sarap-misali-ask/</link>
			</item>
	<item>
		<title>BELKİ?</title>
		<description>Zamansızlığımın,zamanlarımın en içinden,
Usul usul geldi sesli sessizliğiyle.
Biliyordum zordu ve ben yorgundum,
Kuralsız kurallarım , kurallarımdı kurallarım...
Yorgundum biliyordum,biliyordu...
Anlattı ama yine de anlattı.
Deliliğimizdi aynı olan sadece,
Onun kuralsızlığı ,sınırsızlığıydı deli olduran,
Benim tabularım ,kurallarım,ördüğüm duvarlarım.
Biliyordu o da ,ama söyledi...
AŞIĞIM!
Değildi yalandı biliyorduk ikimizde .
O sıkılmıştı birazdan hallice,yalan atası vardı hayli zamandır birikmiş içinde.
Ben unutulmuştum, hatırlanasım vardı,güvenesim ...</description>
		<link>http://www.felsefik.com/orjinalsiirler/belki/</link>
			</item>
	<item>
		<title>DOST</title>
		<description>Bir gece habersiz bize gel
Merdivenler gıcırdamasın
Öyle yorgunum ki hiç sorma
Sen halimden anlarsın...
Sabahlara kadar oturup konuşalım
Kimse duymasın
Mavi bir gökyüzümüz olsun
Kanatlarımız
Dokunarak uçalım.
İnsanlardan buz gibi soğudum
İşte yalnız SEN varsın
Öyle halsizim ki hiç sorma
Anlarsın!...

Cahit Külebi </description>
		<link>http://www.felsefik.com/alintisiir/dost/</link>
			</item>
	<item>
		<title>SENSİZ BEN</title>
		<description>Sen benken ben senden geçerim,
Bendeyken sen, ben kendimden gecerım
Bensizsen sen sen,
Sensiz ben hiç sanki kimsesiz bir piç
Doyamadığın yanlızlıgını yudum yudum iç
İç ki bilesin ne olmuş sensiz bu piç

Yalnızlık sensizlik olmuş biz bin olsak ne yazar
Şu deli gönül bir sen için gönlündeki bini yakar
Gün gelir çağlayan olur gurur, gün gelir dibe ...</description>
		<link>http://www.felsefik.com/orjinalsiirler/sensiz-ben/</link>
			</item>
	<item>
		<title>ÇELİŞKİ</title>
		<description>Çelişki dediğim şey benim, içimde çözümlemesini yapmaya çalıştığım ufak tefek konular aslında. Ufak tefek deyip geçmemek lazım. Birçok ufak tefek şeyi ardı ardına düşününce insanın kafasında patlayan volkan etkisi yapmakta bu küçük şeyler. Ayrıca küçük şeylerden dem vuran Üstün Dökmen gibi ünlü bir psikologumuz değil midir?

Benim ufak tefek şeylere örnek vermem ...</description>
		<link>http://www.felsefik.com/orjinalmakalelerveoykuler/celiski/</link>
			</item>
	<item>
		<title>HAYATIMIN SON AŞKI</title>
		<description>Bir aşk ki benimki imkansızlığın ardından doğmuş başka bir imkansızlık. Tam iki senenin getirdiği iki başarısız denemeden sonra artık kendimdeki doğruluk ve dürüstlükten doğan inandırıcı olamama hissinin ızdırabını iyice içimde hissetmeye başlamışken imkansızlıktan başka bir imkansızlığa geçiş yapmıştı yaralı kalbim. Önceleri onu çok seviyordum iki seneden beri yaşadığım yeni şehrimdeki ...</description>
		<link>http://www.felsefik.com/orjinalmakalelerveoykuler/hayatimin-son-aski/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Uçurum</title>
		<description>O u&#231;urumdan aşağıya d&#252;şen ben miyim?
Boylu boyunca uzanmış sonsuzlukta yatan.
Hani senin g&#252;l bah&#231;eleri vaadettiğin,
Ve kavuşamadığım asla...Oysa zaten ben g&#252;lleri değil laleleri severdim,
Ama sananeydi bundan,benden...
Vazge&#231;mişken herşeyden,
Şimdi bu &#231;ırpınış niye d&#246;nmek i&#231;in;
Sana,bana,bize...
Benim bu benim,
Ben olmalıyım...
Etrafıma sa&#231;ılmış kan damlaları,
Kopmuş uzuvlarım bile d&#252;zenli.
Bu benim biliyorum.
İşte sonsuzluktayım, kayboldum, gidiyorum...
Ne zaman bıraktım kendimi &#246;l&#252;me,
Hatırlamıyorum!
İşte bu benim, ...</description>
		<link>http://www.felsefik.com/orjinalsiirler/81/</link>
			</item>
	<item>
		<title>KALDIRIMDAKİ İZAFİYET</title>
		<description>Uzun bir süre yürüdükten sonra durdu. Ayak bileklerinde bir sızı kıvranıyordu. Olduğu yere oturdu. Çevresinden onlarca insan gelip geçiyordu. Çoğu onu görmeyip neredeyse üstüne çıkacakken, son anda fark edip kızıyordu. Ne çok insan vardı şu dünyada. Hiçbiri o değildi, ve o hiçbiri olamazdı. Asla gerçekten öğrenemedi diğerlerinin ne düşündüğünü. Oysa ...</description>
		<link>http://www.felsefik.com/orjinalmakalelerveoykuler/kaldirimdaki-izafiyet/</link>
			</item>
	<item>
		<title>X HİKAYLERİ</title>
		<description>Düşüyor, düşüyor, düşüyor... Saat 14.00 civarlarında... Güneş yok, sadece X'in ağzından, anüsüne kadar uzanan karanlık bir boşluk var şimdi. X, dışardan en fazla 60 cm görünen bu boşlukta düşüyor, düşüyor, düşüyor... Uzaklardan Freddie Mercury'nin sesini duyuyor. "Let me feel your heart-beat" diyor. "Pain is so close to pleasure" demesini tercih ...</description>
		<link>http://www.felsefik.com/orjinalmakalelerveoykuler/x-hikayleri-volume-2/</link>
			</item>
	<item>
		<title>EYLÜL ÖLÜRKEN</title>
		<description>İnce uzun bi adam,
Omuzları düşmüş hafif, yorgun gibi.
Bembeyaz bi ışıktan geldi simsiyah...
Gölge gibi sanki,
Ama gerçeğin ta kendisi.
İnce uzun bi adam,
Gözleri ölmüş...
İnce uzun parmaklı,sarı cansız elleri.
Durduramamış Kırmızı o adamı,
İnce uzun bi adam,Kırmızının kalbini sökmüş,
Kırmızı esemiyor artık,
Eylül beklemiyor...
İnce uzun bi adam,
Boşluğa bakıyor uzun uzun,
Dalıyor karanlığa ölü gözleri,
Kırmızı'nın kalbini alıyor sarı cansız elleri.
Kırmızı ...</description>
		<link>http://www.felsefik.com/orjinalsiirler/eylul-olurken/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Masalmış</title>
		<description>Aşk dediğin olmazdı,
Sevgi desen hep yalandı,
Gözlerimiz birbirini aldattı durdu,
Sevgilim olmadı bu.
Pembe panjurlu evimizde,
Mavi benekli kedimizle,
Çocuklarımız oynarken bahçede,
Arka sokakların ateşi çeker beni affet.
Çekip gitmek kolaydı,
Seni boynu bükük görmekse en kolayı,
Pembe hayallerini yıkmak bana uyardı,
Arka sokakların ateşi yanarken bu aşk olmazdı.
AFFET! </description>
		<link>http://www.felsefik.com/orjinalsiirler/masalmis/</link>
			</item>
	<item>
		<title>SEVGİLİYE</title>
		<description>Sevdan bir kor olsa ellerimde,
Yakar ellerimin ateşi yüreğimi.
Irmak olup taşsa sevgin
Aksa bütün nehirler gönlüme,
Söndüremez yüreğimdeki alevini.
Bi gözlerin,kara kapkara gözlerin ,
Söylerse söyler bana sevgini.
O zaman belki dindirir deli gönlümün,
Poyraz yellerini...
Bi ellerin sana ateş bana merhem ellerin,
Anlatır bana sevgini.
Ama dokunamam tutamam ki ellerini,
Hissedemem ki yüreğimde bela sevgini!
Gönül bi seni bilir ,bi kara ...</description>
		<link>http://www.felsefik.com/orjinalsiirler/sevgiliye/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Damla</title>
		<description>Ağlamayı bilirim,
Ağlamamayı da bilirim.
Ağlaya bilirim,
Ağlamaya da bilirim.
Büyüdüm artık ağlamamak gerek;
Ama gözlerinse gözlerime değen,
Değer her damla yaşa diye bilirim.... </description>
		<link>http://www.felsefik.com/orjinalsiirler/damla/</link>
			</item>
	<item>
		<title>30</title>
		<description>Yıllar sonra neredeyim görebiliyor musun?
Gerçekleri fısıldıyabilir misin kulağıma?

Ayın Gündüz aydınlığında oynadım mutsuz oyunlarımı
Yıldızlar göstermedi suçlu yüzümü, güneş veda ederken
Sevişmelerim oldu ürkütücü çığlıklarımla biten
Öpüşmelerim oldu diş aralarımı temizlediğim

7 yıl geçiyor, hala yakışıklı mıyım tabutumda?
Çörek otları serpiştirilmis yüzüme akacak mı gözyaşın? </description>
		<link>http://www.felsefik.com/orjinalsiirler/30/</link>
			</item>
	<item>
		<title>&#8216;Neydi AŞK ?&#8217; dedi aptalca</title>
		<description>- 'Sen ' dedim
- 'Evet ben ' dedi
- 'Neden öyle bakıyorsun? ' dedim
- 'Gözlerinde kayboldum ' dedi
- 'Gözlerim nerde? ' dedim
 - 'Uçurumun dibindeki yeşillikle örtülmüş toprakta ' dedi
- 'Peki korkutmuyor mu seni yükseklik? ' dedim.
- 'Aşk bu göstermiyor yüksekliği, sadece görüyorum ' dedi.
Gözlerimi kapattım ve açtım.
- 'Seni seviyorum ' ...</description>
		<link>http://www.felsefik.com/orjinalsiirler/neydi-ask-dedi-aptalca/</link>
			</item>
	<item>
		<title>.</title>
		<description>Nasıl düştü gönlüm?

Bende bilmiyorum.

Ne kadar sürer bu keder...

Sanki lanet üzerime yağıyor

Akıp gidiyor ellerimden

Umutsuzca kader

Ben yorgun, ben mutsuz

Sen yoksun,sen bende...

Ömür geçiyor niye diye diye

Ahlar ediyorum lanetli kadere

Bu isyan bu sitem

Bilmiyorum, bulamıyorum,

Kime ne yaptım diye...

Ben sadece çırpınıyorum.

Kaderimi aşmaya,

Sana ulaşmaya,

Gözlerine değmeye.

Bu kaçıncı çalan kapımı?

Ve bu kaçıncı sen olmayan...?

Mutluluk ne kadar uzağımızdan geçti?

Asla bilinmeyecek!

İçimdeki ...</description>
		<link>http://www.felsefik.com/orjinalsiirler/yok-bulamadim/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Biraz Biraz Eksik Kalan</title>
		<description>Şafağın rengini görememezliğin verdiği bir üzüntü ile başladı yalnızlığı düşünmem. Başka bir bedende bambaşka bir ruh barınıyor; ıssız bir sokaktaki perdesi hiç açılmayan o odada. Soğuğa direnen aç martılara attığım ekmek kırıklarının küf kokusu mahalleyi sardı. Gölgesinde uyumak için gövdesine yaslandığım çam ağacı bile yaprak dökümüne merhaba dedi. Yine sonbahar ...</description>
		<link>http://www.felsefik.com/orjinalmakalelerveoykuler/biraz-biraz-eksik-kalan/</link>
			</item>
	<item>
		<title>NEDEN (?)</title>
		<description>Yürüyorum yollarda bir ruh gibi
Sokaklar adımı ezberliyor
Sokaklar hep bomboş kalabalık
Saklanıyorum güneşten,kovalarken gölgeleri
 Bildiğim sokaklar çıkmaz oldu
Bindiğim tranway arıza yapmış
Ayaklarım düş haydi yine yola

Ben mi başaramadım
Yoksa bana hiç hak tanımadın mı
Neden bu anlamsız yaşantıya
Sürükledin ruhumla bedenimi
Suçsuz bebek çığlıklarıyla
Neden beni getirdin bu dünyaya
Hiç mutlu olmadan düştüm yollara
Neden söyle sakladın umutlarımı
Göz yaşlarımın tadı ...</description>
		<link>http://www.felsefik.com/orjinalmakalelerveoykuler/neden/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Nefesimisyanistimsi&#8230;</title>
		<description>Batıyoruz yükümüz ağır.
Dişler arasında kahve çekirdekleri.
Dize arayanlara selam olsun, üzerlerinde kalsın!
Havalanmak için havadan konarken küçük bir an,
 Çakıştı rüzgar, doğru yol ağızlarda temenni.
Elimde bir mektup, kendi kendine son.
Ardı gelirse böbürlenir.
Bir önü olamaz, pişmanlık avuçlarına konunca kapatmak ister.
Sonra, sonra açmak istemez.
Küçük bir karışım ısmarlanır;
Ruh iki parmak arasında,
Sıkı sıkıya kim tutar?
Kulağın biri ...</description>
		<link>http://www.felsefik.com/orjinalsiirler/nefesimisyanistimsi/</link>
			</item>
	<item>
		<title>YOK BUNUN BAŞLIĞI</title>
		<description>Yine bitti işte. Alışmıştım halbuki bitmelere. Nasıl böyle hazırlıksız yakalandım? Söz vermiştim kendime ağlamayacağıma dair; yalan oldu.

Ondan değil sandım uyuyamayışımı, onu bunu aramamı, bulmaca çözmemi. Onu arıyormuş meğer içimin bir yeri saatlerdir.

Mantıksal... Duygusal... Kafam karışık, gönlüm karışık.... Beni böyle kabul etsin istedim, çok şey mi istedim?

İnsanlara anlatamıyorum derdimi. Biliyorum benim ...</description>
		<link>http://www.felsefik.com/orjinalmakalelerveoykuler/yok-bunun-basligi/</link>
			</item>
	<item>
		<title>ISAURA</title>
		<description>Söze nasıl başlayacağımı bilmiyorum. 'Aslında' diye başlamak istedim bir an ama paragrafa 'aslında, ama' gibi bağlaçlarla başlanmaz.

Çok uzun zaman oldu yazmayalı. Yazmak gelmedi içimden. Artık bir yere boşaltmak zor geliyor düşüncelerimi. Onları bir çarkın her dişlisine diziyorum, dönüp duruyorlar.

Anlatmak istediğim şey Nietzsche. 'İlişki güç mücadelesindne başka bir şey değildir.' der ...</description>
		<link>http://www.felsefik.com/orjinalmakalelerveoykuler/baslik-mi/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Gece Saçlı</title>
		<description>Gece kadar karanlık saçlarını ,

İçinin karmaşasını anlatan aklar süslerdi.

Bir akşam yattı ve sabah saçları aktı...

Mutsuzdu,yorgundu...

Ve malesef artık umutsuzdu.

Aşık olmak istemişti,

Bir yudum başarı istemişti...

Rüzgar gibi esen yıllar,

Ne Eylülü bıraktı,

Ne de başarıyı tattırdı gece saçlıya...

Derken bir peri kızı;

"Aşık olmak ister misin?" diye sordu...

Gece saçlı,derin gözlü  sadece sustu...

Boncuk gibi bir burnu,

Derin derin ...</description>
		<link>http://www.felsefik.com/orjinalsiirler/gece-sacli/</link>
			</item>
	<item>
		<title>KIRMIZI</title>
		<description>Yalnızlık dolaşır damarlarımda,

Hüzünle beslenirim bilmezsin.

Seninlede sensizim,sensizde aynı,

Kırmızı benim adım, sadece kırmızı...

Sen bilmezsin çalarım kapını her gece,

24 saatin 48 saati sen varsın hücrelerimde.

Kaderim benim mutsuzluk,adım KIRMIZI!

Eylüllere eser bırakırım  siyahlarımı...

Heryıl Eylülleri beklerim ben,

Nerden bilsin beklendiğini,

Ne Eylüller gelir ne de en koyu Kırmızılar...

Sadece gözümden süzülür kalbime tuzun yaşımla...

Yine bilmezsin...

Ben ağlarım,sen duymazsın

YAPMA!

Sessizlikten,sessizce,fısıldadı sadece. </description>
		<link>http://www.felsefik.com/orjinalsiirler/kirmizi/</link>
			</item>
	<item>
		<title>DELİ</title>
		<description>Merak ediyorum gözlerin hiç aradı mı gözlerimi,

Çünkü ben hep aradım gözlerini.

Acaba diyorum hatırlıyor musun?

Yağmurun şahitliğini,

Bizim için nice anlamlar yüklendiğini!

Hani sen elimi tutmak isterken yağmıştı,

Hani ben "ayrılalım" derken ağlamıştı.

Hani üç yıl sonra bizi camlarda buluşturmuştu.

Yağmur elinden geleni yaptı da...

Sen ve ben; biz iki yabancı...

Sevdadan mı korktuk dersin?

Yoksa saplantıları sevda mı sandık?

Bu ...</description>
		<link>http://www.felsefik.com/orjinalsiirler/deli/</link>
			</item>
	<item>
		<title>SANA</title>
		<description>Hayal sandığım pembe düşler vardı uzağımda.

Sen sandığım güzel ama sahte dünyalar etrafımda.

Kaybolurken engin derinliklerinde aşkın;

Sen sandığım aşk,

Var sandığım sevdan yoktu yanımda.

Tertemiz peri masallarına özendim

Oysa sen iyi kalpli prens değilmişsin.

Sen öğrettin sevmeyi ve her güzelliğe rağmen sevilmemeyi.

Hep cenneti keşfettiğim uçurumdan seslendim sana,

Oysa sen ben hariç herkeze gül bahçeleri sundun,

Cennetimi bulduğum uçurumda... </description>
		<link>http://www.felsefik.com/orjinalsiirler/sana/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Aldırma (Birey için)</title>
		<description>Artık yolunu gözlemeyişime

Dalga geçercesine bakışıma

Yüzüne bakıp nefretle gülüşüme

Aldırma ne olur sevgilim

Arkadaşlarım bana seni sorunca

"Banane ondan" diye cevap verişime

Onu istemiyorum deyişime

Aldırma sevgilim,alırma liselim.

Bu şiiri sana yazıyorum

Okuduktan sonra severek dönmeni bekliyorum,

Hiç kimseye aldırma liselim

Ne olur gel bana biricik sevgilim...:) </description>
		<link>http://www.felsefik.com/orjinalsiirler/aldirma-birey-icin/</link>
			</item>
	<item>
		<title>BİR SİVRİSİNEĞİN HAYATI</title>
		<description>   Yumurtaların içinden birçok ufak yaratık çıkmıştı. Ben de bunlardan biriydim. Benim gibi yüzlercesi, binlercesi vardı. İlk gördüğüm şey karşımda duran kocaman bir yaratıktı. Bize bir şeyler anlatıyordu.

—    Sizler sivrisineklersiniz. Ananız babanız belli değil. Zaten bir önemi de yok. Çünkü sizin duygularınız yok. Sizler az gelişmiş hayvanlarsınız. Böcekler sınıfına giriyorsunuz ...</description>
		<link>http://www.felsefik.com/orjinalmakalelerveoykuler/bir-sivrisinegin-hayati/</link>
			</item>
	<item>
		<title>RÜYAMDA..</title>
		<description>    Dün gece rüyamda acıklı bir düş gördüm. Korku doluydu, dehşet vericiydi, bir o kadar da komik.  

    Korktum kendimden. Ne kadar korkak, ne kadar kaçak olduğumu fark ettim. Önümde ağır çekimle bana yaklaşan kurşunu görüp son anda fikrimi değiştirip arkadaşımı korumaktan vazgeçip nasıl da izin verdim o kuşunun onun ...</description>
		<link>http://www.felsefik.com/orjinalmakalelerveoykuler/ruyamda/</link>
			</item>
	<item>
		<title>TANRI BANA</title>
		<description>     Tanrı benden çok olgun olmamı bekliyor. Hâlbuki ben küçük şımarık bir çocuk olarak kalmakta kararlıyım. Zor şeyler bana göre değil. Rahatsız olmaktan rahatsızlık duymuyorum. Boyun eğmem diyorum, fakındayım; boyun eğiyorum. Bana ne diyerek geçiştiriyorum.

     Korktum bugüne kadar Tanrı’dan, Tanrı’nın cezalarından. Hala korkuyorum… Korktuğum için en çok ona ağlıyorum, en ...</description>
		<link>http://www.felsefik.com/orjinalmakalelerveoykuler/tanri-bana/</link>
			</item>
	<item>
		<title>OKU!</title>
		<description>Ben gözlerini arıyorum gözlerin nerde?

Sende kayboldum,saldın beni dertten derde...

Bi eylül dedim ömrümü yok saydım,

Ne kırmızı kaldı ne rüzgar,

Herşey darmadağan.

Artık ağlamıyorum kayıplara,

Çünkü kalan yok,

Çünkü herşey kayıp...

Sen diye bir ben,ben diye bir sen

Yok artık...

Ya hep vardı,

Ya hiç olmadı...

Gözlerin de yoktu.

Sen de yoktun...

Hep kaybolduk biz,

Nerdeyiz, nasıl,niye,nereye?

Herşey boş...

Sen sen oldun,

Ben sende kayboldum.

Seni aradım ,bulamadım,yok ...</description>
		<link>http://www.felsefik.com/orjinalsiirler/oku/</link>
			</item>
	<item>
		<title>İmkansızım</title>
		<description>Kırmızı benim adım,

Yel oldum estim,

Al al olmuş yanaklarına değdim,soğuk soğuk.

Ellerin morarmış,burnun buz kesmiş...

Hava soğuk!

BİLİYORUM...

Ama ben kendimi avutuyorum...

Diyorum ki;

Birden aklına geldim,ürperdin...

Benim bu hallerine sebep,soğuk hava masum aslında!

Hayalde olsa sevindim.

Saçma ama bekliyorum!

Sensizliğinde seni yaşıyorum,

Manen seni hiç aldatmıyorum.

Kalbim senin,yüreğim sende...

Bugün benim doğumgünüm!

Unutmak istiyorum...

Zaman sensiz akmasın...

Adına yazdığım şiirler gelsin kulağına...

Bu gece yeni yaşımdan seni ...</description>
		<link>http://www.felsefik.com/orjinalsiirler/imkansizim/</link>
			</item>
	<item>
		<title>RUKİ</title>
		<description>Er olmalı insanın sevdiği,

Hiç ummazken savaşa gitmeli,

Her defasında hiç dönmeyecekmiş gibi ,

Büyük bi şevkatle uğurlamalı sevdiği,

Ve kalbindeki derin aşkla.

Her defasında tan ağırıken gelmeli,

Sevdiği......

Ve sevdiği karşılamalı eri,

Hep kaybedecek gibi

Büyük bi coşkuyla ve aşkla.

Gönderenin uğruna endişelenebileceği  bir sevdiği olmalı...

Ve gidenin ardından endişe edebilecek en özel biri.

Böyle olmalı aşk ,

Dolu dolu yaşanmalı,

Hiç ...</description>
		<link>http://www.felsefik.com/orjinalsiirler/ruki/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Kurbanken</title>
		<description>Kayboldum mihrabında ey sevgili!

Damla damla aktım gözlerinden;

Sel oldum...

Dar geldi küçücük,çocuk yüreğin,

Sığamadım kalbine,

Mehtabına sığındım..... </description>
		<link>http://www.felsefik.com/orjinalsiirler/kurbanken/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Gönlü güzel  &#8220;SARI&#8221;</title>
		<description>Ehliyet kursundayız.N'palım ders sıkıcı ama dinliyoruz ya da dinler gibi yapıyoruz.Vijdanımız rahat etsin maksat.
-Derse gittiniz mi?
-Gittik. (Doğru)
Sınıfta bi maskotumuz var pardon iki.Sarımız doktor hatası yüzünden topal kalmış ,aynı anda 25 kişiyi-hatta50- delirtme potansiyeline sahip dünya tatlısı enteresan bi kişilik.Esmer ise gırtlaktan konuşan çok ama çok coşkun doğu kökenli bi arkadaş...Offflaya ...</description>
		<link>http://www.felsefik.com/orjinalmakalelerveoykuler/gonlu-guzel-sari/</link>
			</item>
	<item>
		<title>YER</title>
		<description>Heryerim de olsan benimsin,
Hiçbiryerim de olsan benimsin.
Her gecende olsam benim,
Hiçbir gecende olsam benim.
Yani her halukarda bizim...
Düştün gönül evime,
Gönlümdesin,heryerinde.
Sende sevebilsen geceleri,
Her gecen dolsa geceyle, gecemle...

Ne komik seninle aramdaki tek bağ ....... abla:)Aaaaaaa! Unutmadan bi de hava durumları var tabi.Hava durumunu dinliyorum hergün, oralarda üşümiyesin diye.Bulutlardan selam yolluyorum o yerlere gelsinler gecelere...Yağmur ...</description>
		<link>http://www.felsefik.com/orjinalmakalelerveoykuler/yer/</link>
			</item>
	<item>
		<title>AYDANUÇKA</title>
		<description>Herşey unutulur,herşey biter,
Herkez unutulur,herkez gider...
Bakınca maziye Eylül geçmiş yüreğimden,benden,
Kırmızı ölmüş!!!
Sen kimsin ki, öyle sağlam bildin yerini,
Sen kimsin ki ,kazırım sandın kalbime bebek yüzünü...
Kaç gece uyurum sana sandın ,sadece sana?
Ben benden geçmişim ,Eylülümden geçmişim,
Sen kimsin ki, kırabilirim sandın benim melek kalbimi... </description>
		<link>http://www.felsefik.com/orjinalsiirler/aydanucka/</link>
			</item>
	<item>
		<title>GECE ve SEN</title>
		<description>Gece;uzun ,karanlık ,sesiz, soğuk,
Mehtabsız..."Gece"
Oralarda bir yerlerde esir olmuş,
Öyle bizden uzak ve öyle bizden, 

Doğsan geceye mehtap olsan,
Aydınlansa o yerler,
Işıl ışıl zülfüne dökülsem tel tel olup,
Mehtabına sığınsam o yerlerin...
Ama o yerlerde doğmak varken;
Gece tutunabilir mi aydınlığa?
Tutunsa ,gelse...
Gelsen...En derinlere.
Her olandan ya da olmayandan bir parça,
Yüklense gemimize...Rıhtımdan koparken beraber,
Yeniden yaratsak dünyamızı,
Nuh gibi...
Sen de...?
Gece ...</description>
		<link>http://www.felsefik.com/orjinalsiirler/gece-ve-sen/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Dostuma</title>
		<description>Bilmez ki uğruna ne savaşlar verdin?
Ne acılar çektin yokluğunda gecelerce,
Sen ağlarken onsuzluğuna,
O daha çocuktu büyümemişti,
Farkında değildi ne işler açtığının başına.
Derken o da farketti,
Sen tektin,onundun ,ondaydın,onunlaydın...
Artık mutluluk vaktiydi,
Büyüyecekti,tutup elini yürüyecekti,
İkinize ait o dünyaya doğru.
Ama hataları bırakmadı peşini...
Yapışıp yakasına kurtaramadan,ayırdılar...
Gülünden, canından, gülcanından....
Artık çok geçti,
Yollar ayrı,yar ayrı,ser ayrı...
İsyan etsede talihine,
Ya mapustu ya mapus!
Gül ...</description>
		<link>http://www.felsefik.com/orjinalsiirler/dostuma/</link>
			</item>
	<item>
		<title>GECE (Kompilimden)</title>
		<description>Gecenin sensiz sessizliğinde
Sesini duymak için bekledim.
Gözlerimi kapatamadım,
Sesini duymadan ölürüm diye… 

Gecelere düşman oldum;
Yalnızlığı bana anlattığı için
Seni senden sakındım
Seni benden sen alır diye…

Geceleri dalıyorum uzaklara
İçimde bir sızı,hafifçe
Soruyorum usulca kendi kendime
Bu meleğin kalbi taştan mı diye

Gece yalnızlığı dokunur sevene
Hele sevip de sevilmezse… </description>
		<link>http://www.felsefik.com/alintisiir/gece/</link>
			</item>
</channel>
</rss>

